Dürüst ilkeli aninda haber kosovahaber begen

Çarsamba, 01 Ekım 2014

Kosova Tekkeleri, Türbeleri ve Kitabeli Mezar Taşları Kitabı Basından Çıktı

Pazartesi 09 Auğustos 2010 13:58

Araştırmacı-Yazar Raif Vırmiça’nın, Kosova Tekkeleri, Türbeleri ve Kitabeli Mezar Taşları başlıklı yeni kitabı TİMAŞ Yayınları bünyesinde faaliyet gösteren “SUFİ KİTAP” yayınlarınca basımdan çıktı.

Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Başkanı Ö. Tuğrul İnançer’in kitapta da yer alan değerlendirmesini aktarıyoruz.


Kardeş Coğrafyanın Tasavvuf Haritasını Çizen Kitap

Tasavvuf, Kosova'da asırlarca yaşadı, İslam’ın yaygınlaşmasına hizmet etti, kentlerin kimliklerini şekillendirdi. Bu geleneklerin bazıları hala yaşıyor. Kosova Tekkeleri kitabı, Kosova'daki tasavvuf birikimini, bu gün tamamen veya kısmen ayakta kalan mimari yapılar üzerinden anlatıyor.
Kosova'yı karış karış gezerek, mevcut ve harabe durumdaki tekke, türbe ve kitabeli mezar taşlarını, fotoğrafları, tarihleri ve hikâyeleriyle tespit eden araştırmacı gazeteci yazar Raif Vırmiça'nın bu çalışması kaynak niteliğinde.

Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Başkanı Ömer Tuğrul İNANÇER’in takdimiyle sunulan Kosova Tekkeleri, Türbeleri ve Kitabeli Mezar Taşları görselleri ve içeriğiyle 'kardeş coğrafyanın tasavvuf haritası'nı çiziyor.

***
“Medeniyetin en kalıcı ürünlerinin mimari eserler olduğunu biliyoruz. Mesela eski Mısır’ın, antik Yunan ve Roma’nın müziği bugüne gelememiş. Ama piramitler, eski Yunan ve Roma tapınakları, anıtları duruyor.”

Bir dergide yayımlanan bir makalemde bu satırlar var. “Kalıcı Ürünler Mimari Eserler.” “Mi’mar” kelimesi “ömr” kökünden gelen bir kelime, “ömürlendirici” demek. Aynı kökten gelen “ma’mür”=”ömürlendirilmiş”; “ta’mîr”=”ömürlendirilme”; “i’mâr”=”ömürlü hale getirilme”; “imâret”=”ömür verilme”; “umrân”=”ömürlendirme” manalarını taşıyan kelimeler...

Elbette nice viran gönülleri imâr edip, mâmur hale getiren nice gönül mimarları var. Taş taş üstüne konup imar edilen dergâhlarda, mana mana üstüne koyup, gönül tamir edilip, gönül imareti yapılıyor. Sadece kendilerini değil, ama kendilerinden sonraki nesilleri de düşünen ve hizmetin ebedi olduğunu bilen bu gönül mimarlarının yuvaları olan dergâhlar; yalnız bina olarak değil, aynı zamanda mâna olarak da önemli. Bu gönül imâretlerini inşa edenler, yaşatanlar, mânalandıranlar, tamir edenler... Hepsi, hepsi büyük... Pekiyi anlatanlar? Yani, elimizdeki bu kitabı hazırlayan Raif Bey gibiler? Elbette onlar da büyük. “Kosova Tekkeleri, Türbeleri ve Kitabeli Mezar Taşları” kitabı da büyük... Çünkü büyük emekle hazırlanmış. Çünkü büyükleri ve büyüklükleri anlatıyor.

Bizim medeniyetimizde “ölü” yoktur. Yunus Emre’miz ne buyurur?:  “Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez.” Kendilerine “türbe” yapılmış büyüklerimizle beraber yaşarız biz. O türbeler bize neler neler anlatır... “Müminler için ebedi ayrılık yoktur, müminler Cennet’te beraber olurlar”. Dünya hayatı denen kısacık dönem “Ol!” emri ile başlayıp, ebediyen sürecek hayatın, yalnızca bir dönemi, bir durağıdır. İşte bu hakikatin kavranmasına ve doğrusu “Ahirete doğmak” demek olan ölüm olgusunun soğuk,  karanlık ve ayrılık olmadığının öğrenilmesine vesile olan türbeler; bugün pek çok insanı psikolog ve psikiyatra mecbur bırakan ölüm korkusunu da siler, kaldırır.

Ve medeniyetimizin bir başka olgusu: Mezar taşları... Sadece taş işçiliği, taşın nakış nakış işlenmesi sanatı ile değil hattından ebâdına, başlığından lahdine ve kitabesine kadar nice sanatı barındıran ve tekrar edelim ki ölümün soğukluğu zannını, sanat ile izâle eden mezar taşlarımız! Tarih öğrenmek mi? Mezar taşına. Sanat seyri mi? Mezar taşına. Müslümanlarda heykel yokmuş! Medeniyetin ölçüsü yalnızca heykel mi? Hani sizin mezar taşı medeniyetiniz? Meşhur tarihçi Hammer bile Viyana civarındaki mezar taşını, bizim medeniyetimizden kopya çekerek yaptırtmış.

İşte önemine ve ciddiyetine biraz temas edebildiğimiz bu medeniyet ürünlerinin, yani tekke, türbe ve mezar taşlarının Kosova’da olanlarını, pek muhterem Raif Vırmiça, pek büyük bir vukufla tespit etmiş, yazıya dökmüş ve bu muazzam eser ortaya çıkmış.

Sayın Raif Vırmiça’ya yalnızca Kosovalılar, yalnızca Rumelililer, yalnızca Türkler, yalnızca sanat ve mimârî meraklıları değil bütün kendine “medeni” diyen fertler ve toplumlar teşekkür borçludurlar. Çünkü Sayın Vırmiça’nın bu kitabı bir medeniyet mirasıdır.

Biz de nâçizâne kendisine teşekkürlerimizi arz ederiz. Ayrıca, eserin basımını üstlenen Timaş Yayınları bünyesinde faaliyet gösteren Sufi Kitap’a ve bu basımın gerçekleşmesi için maddi ve manevi yardımlarını esirgemeyen, isimlerinin anılmasını istemeyen kişi ve kuruluşlara da şükranlarımızı sunarız.

Türk Tasavvuf
Musikisi ve Folklorunu
Araştırma ve Yaşatma Vakfı Başkanı
Ö. Tuğrul İNANÇER



NOT:
TİMAŞ Yayınları: SUFİ KİTAP
Raif VIRMİÇA: Kosova Tekkeleri, Türbeleri ve Kitabeli Mezar Taşları
Baskı Tarihi: Temmuz 2010 İstanbul- TÜRKİYE
Sayfa Sayısı: 624
 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

Mamusa.li10.08.2010 20:47:31Selam arkadaslar neden bu kalga
0%