Çarsamba, 20 Auğustos 2014

Dingareti –Düğün

Perşembe 27 Hazıran 2012 19:48

Yılların vazgeçilmezi  sünnet , evlililik düğünlerin iki çeşidi vardı  bura topraklarda : dingareti  ve düğünler.
Düğüne  selam ile  davet edilenler gelir , selamı olmayan gelmezdi , gelemezdi düğüne .Dingareti ve düğünün arasında tek fark düğünün davetli olması ve düğünde  davetlilere büyük sofralarda yemek verilmesi . Yemekler  gekleneksel olarak paça-müseka- yahni ( tava ) – sarma - baklava  ve tuzlu sütlaçtan oluşurdu .
Dinagareti adı verilen  düğünü bir hatırlayalım.
Düğün  sahibi tarafından mahalede uygun büyük bahçeli evi olan ev sahibi ile anlaşılarak “konak “ alınırdı  komşunun evi. Düğün  akşamı geldiğinde  konak evin kapıları açılır , müzisiyenler ( Klarnet- Çümbüş – darbuka ) o güzelim halk oyunları nağmeleri bütün mahaleye yayılınca misafirler gelmeye başlardı. İsteyen gelebilir dost-arkadaş-komşu-vatandaş ,  davetiye yok , selam  yok.
Konak avlusunda  mahalenin FRONT’undan ( devlet tarafından  kurulmuş her mahaleye özgün kurum ) emanet alınan  tahta rahleler  dizilmiş  , kahveci mangalını yakmış düğün kahvesini hazırlamış ,düğünün çavuşu  dümencileri ayarlamış. Birileri misafir bekler birileri sohbeti başlatır - yöneltir , birileri kahve ( düğün kahvesi ) dağıtır. Birileri de çavuşun el kol işaretiyle hemen  devereye girmek gereğini yapmak için hazırda beklerler.Yakın dost  arkadaş  dingaretine gelir elinde   hediyelerini (tencere –tepsi ) hemen kapıda  karşılayan  görevliye teslim eder  konağa girer  yerini alırdı.
Düğünün çavuşu  gelen misafirleri izler düğünün gidişatını kafasında planlar. Misafirler arasında kim var kim yok diye bakar ,  sohbeti - müziği gözlemine göre yönlendirir. Bir de  düğünleri teke teke gezen gençler  konak kapısına dayanınca  çavuş hemen devreye girer , gençleri içeriye oyun oynamaları için davet eder müzisiyenlerden de  geleneksel halk oyunlarını çalmasını ister .
Halk oyunları oynanmaya başlar  , halaya oyunu bilenler  ( oyuncular ) katılır bilmeyenlerde kenardan oyuncuların adımlarını takip ederken bir sonraki oyun turuna kendisini hazırlar. Başlanır  yavaş yavaş adımlarla  halay ( ORO ) oynanmaya ,oyuncular takip eder birbirlerini , oyun adımları takip edemeyenler  elenir kendi kendisine . Hızlanır  ritim , adımları artık takip etmek oldukça zorlaşırken  halayda  sırf  “oyuncu”lar kalır  ve başlar  erkek halk düğünü oyunları oynanmaya , genelde kılıç oyunuyla bitirmek amacıyla . Oyuncular ter içinde alkış alır  düğüncülerden , ardına da bu tür düğünlerde tek ikram olan kahve içirilir gençlere .Gençler soluğu alır almaz  hemen başka bir mahalede başka bir düğüne  gider , gece boyu düğünleri gezerler. Düğün sahiplerinden takdir alır  Allah riza olsun derler gençlere  düğünümüzü şenlendirdiniz diye. Bundandır oyuncu kıtlığı yoktu erkekler arasında  yaz boyu dernek ( Cumartesi ) akşamları  düğünleri geze geze  profosionellere taş çıkartacak  niteliğe kavuşurlardı gençlerimiz.
Dingaretine yalnızca erkekler katılır , bayanlar komşu evlerin pencerelerinden izleyebilirdi  dingareti düğününü. Bayanların gençleri izlemesi ilerde  kendilerine , komşuları dostlarına olabilecek damat adaylarını görmesi önemliydi.Ovardalar – iyi oynayan gençler çok daha şanslıydı  evlilik konusunda.
Konakta olanlarla devam eder  halk oyunları , şarkıcı yada şarkı söyleyebilenler varsa aralarında  o güzelim  yöre türküleride  söylenirdi. Şakalar – espiriler yapılır herkesin yüzü gözü gülerken , işki masasına davet edilirdi yaşlılar.
Manga ( içki sofrası ) kurulur çay bardaklarında  bidonlarla alınmış rakılar dolar boşanırdı türküler nağmeleri yayılırken  bütün mahaleye. İçki- alkohol alamazdı her kim ister yada kendi keyfine içemezdi herkez  rakıyı. Düğün sahibi ve düğün çavuşu  yönlendirirdi kim nerde oturacak . Manga başına genelikle  bekrileri davet eder  etrafa da bizler gençler oturur izlerdik öğrenirdik içkinin nasıl içileceğini , sohbetin yapılışını , şarkı-türkülerin okunuşunu.
Mangada ,sinide ( büyük tepsi ) rakı ile doldurulmuş çay bardakları , yiyecek meze olarak düğün için kesilmiş hayvanın ciğerleri – işkembesi – bağırsakları düğün yemeklerınden artmış olan sarma – müsaka da gelirdi ara sıra mangaya meze olarak.
Sabahın erken saatlerine kadar sürerdi  içki sofrası . Sabah  ezanı  yaklaşırken izin istenirdi  düğün sahibinden “hayırlı uğurlu olsun “ kutlamalar yapılırken bekriler müzisiyenleri yanına alır evlerine kadar müzik eşliği ile  giderlerdi.
Düğün çavuşu konak evini temizlemeye girişir dümencileri ile  . Tahta rahleler avlu kenarına dizilir , yada hemen emanet olan fronta götürülürdü. Bardak, yemek kablarını hanımlara  yıkansın diye teslim eder 3-4 saat sonra kadınlar için düğün yapılacak konağı tertemiz teslim ederdi kadın düğün çavuşuna.
Peki ya şimdi : Balkanların Kültür Mrkezinde  2012 de  düğünler ne alemde ?
Anlatamam , yazamam  . Hanımların  yarı  çıplak halerini mi , erkeklerin masa başında saatlerce oturmalarını mı , ikram edilen yemeklerin hicbiri bizim mutfağımızdan olmayışını mı , müziğin dijital olmasını mı , kuaföre - düğün salonuna arabayla gidip gelişi mi , halk oyunları adımlarını bilmeden halaya katılışını mi , kılıç oyunun oynanmayışını mı , yarı çıplak gelinlere pasta yedirişini mi , gelin ve damadın bizden olmayan dans oyunu oynayışlarını mı , kadınların iki düğüne aynı elbise giymeşini mi , düğünlerin özelikle sünet düğünlerinin sırf  kadınlara düzenlenmesi mi ,düğünlerin düğün salonunda önceden belirlenmiş saatler içinde oluşunu mu , o güzelim düğün adına banket deyişini mi , dört duvar arası tekbir bile doludüzgün çekilmeden  çocuğun sünet oluşunu mu , saat 20.00 de başlayacak düğünün saat 22.00 de başlamasına mı , kulaklarımızı çınlatan yüksek sesli amfi - hoparlörleri mi ,  ne yapayım herkes böyle yapıyor  moda bu babo moda savunmasına mı , bunları mı yazayım , yazık olur kaleme kağıda , karalamayayım daha iyisi . Bilemem , belki ilerde “banketçi “ olduğumuzda yazılır “moda” uğruna .

Raif BUŞ
Haziran 2012
 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

mamusa2012-09-09 23:38:28tesekur edrim raif aklina cok guzel seyler yazmaya gelmis bizler senin basedigin dugunleri ala yapiyoruz ama sonucta biz koylu oluyoruzbe,pis diyordunuz .simdi damatan once gorsun ler bari gelinin orasini burasini.sizler buna izmet etiniz simdi kizmayin...brak gorsunler.nasil olsa koylu degilsiniz.
0%