Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Salı, 20 Kasım 2018

VALLAHİ AŞK OLSUN!- A.R.Yeşeren

Perşembe 27 Eylül 2018 08:47

Kosova Türk halkı hayali bir halk mıdır (3)

VALLAHİ AŞK OLSUN!

Kosova çağdaş Türk tiyatrosu, Kosova Türk halkının en önemli kültürel miraslarından biri. Bu mirasın, sadece yazarı, yaratıcısı, kurucusu, icraatçısı olarak kalmayıp tüm boyutlarıyla, unutulmuşluktan, çarpıtılıp yakıştırılmışlıktan da kurtarmaya payımıza bir görev olarak da düştüğünü görüp, birçok şeyden vazgeçip enerjimizin önemli bir kısmını ona adadık sayılır.

Bu davaya müptela oluşumuzun, adanmışlığımızın ilk ürünü “Eşek Muhabbeti” (2000), “Payton Feneri” oyunu (2002) ve “Doğru Yol Tiyatro Kolu” monografisiydi (2012).

2013’lerde “İmza” Yayınevi yayın hayatına ver elini der demez, sözü geçen dava onun da davası haline geldi doğal olarak.

İşe, bu sefer “Prizren Türk Şehir Tiyatrosu”yla başladık. 1952’den 1964’de kadar faal olan bu tiyatroyu hummalı bir çalışmayla enine boyuna inceledik, araştırdık, derleyip toparladık, nerede en küçük bir ayrıntı varsa oraya gidip onu gün yüzüne çıkardık. Tüm oyunlar ve oyuncular üzerinde tek tek durarak herkesin hakkını vermeye çalıştık.

Sıra yayınlamaya geldiğinde kapı kapı gezip 200 sayfalık bu monografi için destek talep ettik.

Ettik de kimseden çıt yok. Olmayınca da sizin anlayacağınız kitabı kendi masraflarımızla bastık.

Basmak bir dertse tanıtmak ayrı bir dert. Baktık ki ona da kimse yanaşmıyor.

Aradan kaç yıl geçti? Beş. Beş yıl sonra bile bu tarihi kitabın daha hâlâ tanıtımını yapamadık.

(Oysa ki çıktığı dönemlerde Balkanların duayen kadın oyuncularımızdan Saadet Polis ve Zait Volkan  hâlâ hayattaydılar. Kendileriyle bir araya gelmek vardı, yanlarına Refet Kiser’i, Kazime Balibaşa’yı, Aziz Karaabo’yu da katarak hatıraları tazelemek, fotoğraf çekmek, tarihe bir not düşürmek. O fırsat da elden gitti.)

2014’de sıra, tıpkı “Payton Feneri”nde olduğu gibi, iki yerli oyuna daha (“Doktor Palyaço”, “Fosforlu Antibiyotik”) ve yerli oyunların babası, simgesi kabul edilen “Eşek Muhabbeti”nin 2. baskısına geldi.

“Eşek Muhabbeti”, “Evlenmek Derdi” adı altında 1979’da televizyonda oynamış, 1978 ve 2000’de sahneye koyulmuş, Türkiye’ye açılarak, İzmir (Karşıyaka sahnesi), Marmaris (Köyceğiz sahnesi), Ankara (Devlet Tiyatroları sahnesi), İstanbul (Bahçelievler Belediye Tiyatrosu sahnesi) gibi mekanlarda sahne almış, dikkatleri üzerine çekmiş, akabinde de İzmir Karşıyaka Belediye Tiyatrosu ve İstanbul Eczacı Odası Tiyatroları tarafından sahnelenerek gönülleri fethetmiş bir oyun.

“Doktor Palyaço”, “Minus-Plus” adı altında ilk defa 1982’de seyircilerin karşısına çıkmış, zamanın tüm rekorlarını kırarak üst üste oynamış, festivallerin birincisi, ikincisi olmuş, 2003’te de tekrar sahneye koyularak 22.Denizli Uluslar arası Tiyatrolar festivaline katılmış bir oyun.

“Fosforlu Antibiyotik”, (ya da bir diğer ismiyle “Hap Şurup, Hapşu”) 2007 ve 2009’da sahnelenmiş 25.Denizli Uluslar arası Tiyatrolar Festivalinin açılışını yapmış, dönüşte de İstanbul’da (İstanbul Teknik Üniversitesi sahnesinde) oynamış bir oyun.

“Eşek Muhabbeti”, “Doktor Palyaço”, “Fosforlu Antibiyotik” (isimleri bile Rumeli, Balkan) her üçü de bize ait olan, bizi bize anlatan oyunlar bunlar, bizim tarihimiz, bizim köklerimiz, hele bir yayına hazır hale gelsinler, kesin destek görürüz diye düşündük, Nerde! Kapılar bir bir yüzümüze kapandı.

Her üçünü de (toplam 500 sayfa), yine biz kendimiz kendi katkılarımızla borçlanarak bastık (2014).

Tanıtım mı? Destek mi?

Ne demişler “Mazisini bilmeyen kendini ne bilir”.

Maddi sıkıntılar yüzünden bu kitapların da tanıtımını yapamadık günümüze dek.

Derken, 2015’te Prizren Kültürevi Türk Tiyatrosu’na eğildik. Umursamazlığa, vurdumduymazlığa kürek açmış, kayıtsızlığı hayat tarzı bellemiş bir gidişata bakmadan, enayiliği de saflığı da göze alarak, milli kurum Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından biri olan “Prizren Kültürevi Türk Tiyatros”unu da unutulmuşluktan kurtarma amacıyla bu işe de dört elle sarıldık.

Destek diye, sponsor diye, bu tarihi kitabın değerinden öneminden söz ede ede ne diller döktük, altını üstünü çizerek anlata anlata ne nefesler tükettik. Haşa! Burun kıvırmaktan başka bir şey görmedik.

Kosova Eğitim Bakanlığı olmasaydı  532 sayfalık bu kültürel mirasımız da güme gidecekti.

Tanıtımından hiç söz etmeyelim daha iyi, çünkü onun da tanıtımını hâlâ yapamadık.

Kosova tiyatro tarihinde kabare oynayan iki tiyatro vardır: Biri “Çiviler” Tiyatro Topluluğu’dur bir diğeri de “Yeşeren Kabare Tiyatrosu”. “Çiviler” Tiyatro Topluluğu 1973’te kuruldu. Kuruluşunun 45. yılı vesilesiyle üzerinde durduğumuz en son kitap, en son aynamız “Gülelim Bari” oldu. Bari, 1973’ten beri Makedonya, Kosova radyo televizyonlarından düşmeyen, Kosova, Makedonya sahnelerinden eserek seyirciyi gülmekten kırıp geçiren bize özgü bu tek perdelik oyunları bir araya getirelim dedik. Bunca enayilikten sonra bir enayilik daha yapalım ki tavana vursun!

Nedir, bu defa kapıları çalmadık, onları kendi “Gözleri var görmez, kulakları var işitmez” aleminde bırakıp kendi göbeğimizi kendimiz keserek, yine her şeyi biz üstlendik, tanıtımını da o şekilde yaptık.

Ama şimdi biz, Kosova Türk halkına ait olmayan bir faaliyette bulunsak keselerin ağzı hemen açılır.
Bravo Vallahi!
 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.