Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Salı, 20 Auğustos 2019

Kadri Veseli: Türk Yatırımlarına Karşı Değilim.Ancak…

Cuma 24 Şubat 2012 17:35

Kosova İstihbarat Teşkilatı’nın (SHIK) eski başkanı Kadri Veseli, son dönemde basına yaptığı açıklamalarıyla dikkati üzerine çekti. SHİK eski Şefi Koha grubu medyasına yaptığı açıklamada siyasete atılma ihtimalini ortaya attı. Kimilerine göre Veseli, siyasete  atılmakla dokunulmazlığı hedefliyor, kimileri ise amacın gündemi değiştirmek olduğunu iddia ediyor. KTV’de iki gün sırayla Koha Ditore Gazetesi’nde 3 gün tefrika edilen Kadri Veseli’yle geniş yapılan röportajı özetleyerek  aktarıyoruz.

Kadri Veseli, ilk olarak kısaca biyografisinden bilgi veriyor. Mitroviça doğumlu, ailenin 7. çocuğu olduğunu belirten Veseli, ilkokul ve liseyi Mitroviça’da tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini Priştine Üniversitesi’nde başladığını ve Tirana’da tamamladığını  söyledi.  Talebe ve o dönemin milli hareketlerinde aktif rol aldığını daha sonra da özgürlük savaşçısı olarak Kosova Kurtuluş Ordusu-UÇK sıralarına katıldığını bildirdi.

80-90 yıllarda nerelerde olduğu  ve ne yaptığıyla ilgili soruya etraflı bir yanıt vermeyi tercih eden Kadri Veseli, o dönemlerde olduğu gibi İkinci Dünya Savaşı sıraları ve sonrasında da baskıların var olduğuna dikkati çekti. “Kosova Cumhuriyeti” parolasının Kosova halkının geniş kapsamlı bir istemi olduğu gibi ailesinin de baş tacı olduğunu söyleyen Kadri Veseli, talebe hareketleri ve Kosova Cumhuriyeti İçin Halk Hareketi’nde faal olduğunu belirtti.

O dönemde bu hareketlerin Arnavutluk’taki Komünist ideolojisinden etkilendiği iddialarını değerlendiren Kadri Veseli, Sırbistan’dan özgür olmak fikrinin o dönemde egemen olduğunu ve ideolojik olarak o zaman olduğu gibi bu dönemde de hareketlerde yer alanların 99%’nın sağ ideolojik eğilimli olduğunu vurguladı.

Arnavutluk etkisinin o yıllarda Kosova’da büyük olduğunu söyleyen Veseli, somut olarak Arnavutluk’tan yardım alınıp alınmadığıyla ilgili soruyu yanıtsız bıraktı.

1991 yılında Arnavutluğa daha iyi tanımak amacıyla gittiğini söyleyen Kadri Veseli, buradaki faaliyetinin Kosova bağımsızlığı konsepti çerçevesinde iki ülke ilişkileri odaklı olduğunu belirtti.

Örgütleme amacında Kosova’da bir savaşın da öngörülüp öngörülmediğini değerlendiren Veseli, ilk başta mücadelenin barışçıl yolla yapılmasının öngörüldüğünü ancak savaş ihtimalinin de hiçbir zaman dışlanmadığını vurguladı. LDK ve İbrahim Rugova ile o dönemde aynı çizgide hareket edilip edilmediğiyle ilgili soruyu Veseli “Ben o zaman gençtim” yanıtıyla geçiştirmeyi tercih etti.

Kosova bağımsızlığı için yüzyıllarca mücadele verildiği iddialarını reel bulmadığını açıklayan Kadri Veseli, 1980-1989 yılları arasında yapılan protestolarda özerkliğe hayır denilirken Kosova Cumhuriyeti fikrinin oluştuğunu ifade etti. Veseli, o dönemlerde açık olmasa da  Arnavutluk ile birleşme fikrini desteklediklerini de vurguladı.

Berlin Duvarı’nın yıkılması, Komünist devletlerin dağılmasıyla birlikte Yugoslavya’da da hareketlenmenin yaşandığına dikkati çeken Kadri Veseli, o dönemlerde Arnavutlar arasında da ayrışmaların gözlendiği düşüncesiyle oydaş olmadığını “Arnavutlar siyasi olarak homojendi. Çünkü çok iyi işler gerçekleştirildi. Özellikle de bağımsızlık referandumun yapılması  eylemler için iyi bir temeli teşkil ediyordu.” dedi.

90’lı yılları Slobodan Miloşeviç rejiminin baskıları  nedeniyle “korku dolu yıllar” olarak değerlendiren Veseli, çok sayıda gencin çareyi Kosova dışına çıkmakta bulduğunu belirtti.

LDK ve Merhum Lideri İbrahim Rugova ile anlaşmazlıkların olduğunu ancak aynı davayı yürüttüklerini ifade eden Kadri Veseli, dönemin Başbakanı Bujar Bukoshi ve Rugova ile görüşme talebinde bulunduklarını ancak Rugova’nın korktuğu için görüşmeyi kabul etmediğini söyledi. O zaman da, şimdi de ayrışmaların gündeme getirilmesini yanlış bulduğunu belirten Veseli, Kosova’nın küçük bir ülke olduğunu ve ayrışmaların lüks olduğu düşüncesini ileri sürdü.

Kosova İstihbarat Teşkilatı’nın (SHIK) eski başkanı Kadri Veseli, örgütün öyküsünü dile getirirken, 1997 yılı üniversite öğrencileri hareketinin,  teşkilatın ana temelini teşkil ettiğini  söyledi.

 “Bu hareketler o dönemde,  Kosova’nın iyiliğini isteyen ana ülke ve yabancı istihbaratçılar tarafından eğitim görmüştüler. Bu yapılanma SHIK-in üssü idi. ” şeklinde açıklamada bulunan Kadri Veseli,  Kosova Geçici Hükümeti’nin kurulması kararı ardından  İstihbarat Teşkilatı’nın kurulmasının da karara bağlandığını ifade etti.  Veseli  “SHIK-in tohumları Rambuye’de Rugova,  Thaçi ve Qosja arasında varılan anlaşmada ekilmiş oldu. Benim bildiğim kadar imzalanan anlaşmada Sayın Surroi (Veton) ve Sayın Shala (Blerim) imzaları  da vardır. O dönemde Mart ayı sonu veya Nisan ayı başlarında dönemin Hükümet Başkanı Hashim Thaçi’nin kararı üzerine SHIK de kuruldu” dedi.

SHİK’in kurulmasıyla ilgili olduğu gibi elde edilen bilgi-belgelerin nerde bulunduğu sorusuna yanıt vermekten kaçınan Veseli, istihbarat eğitimini yabancı uzmanlardan alındığını belirtirken destek olan ülkelerin adlarını açıklamadı.

SHİK’te görev alan üye sayısı sorusunu da yanıtsız bırakan Veseli,  SHİK merkez ofisinin Grand Hotel’de olduğunu söyledi. SHİK faaliyetlerine son verildikten sonra ofisine gitmediğini söyleyen Kadri Veseli, NATO ile işbirliği içinde olduklarını belirtti.

KFOR’un SHİK ofisine baskın yaptığı hatırlatılması üzere Veseli, KFOR’un SHİK’e değil SHİK Genel Müdürü Latif Gashi’nin evine yapılan baskından sonra ofisini de bastığını belirtti. Baskın sırasında SHİK evraklarına dokunulmadığını sadece Latif Gashi’nin ofis malzemelerine el koyulduğunu söyleyen Veseli, baskının  savaş suçları soruşturması çerçevesinde gerçekleştiğini vurguladı.

Savaştan sonra UNMİK ve KFOR ile işbirliğinde bulunduklarını belirten Veseli, Bajram Rexhepi başbakanlığında kurulan ilk hükümet olduğu gibi yerel ve uluslar arası kurumlarla da devamlı temasta olduklarını bildiri.

2001-2002 yıllarında Başbakan Rexhepi, Başkan İbrahim Rugova ve Meclis Başkanı Nexhat Daci ile temaslarımız sonucu Başbakanlık veya Başkanlık ofisi çerçevesinde bir iletişim ofisinin kurulması fikri üzerinde uzlaşıya varıldığını bildiren Kadri Veseli, son  anda dönemin UNMİK Şefi Bernard Kouchner aracılığıyla New York’ta karargahı olan BM Hukuku Ofisi’nin bu ofisin kurulmasını oydaş olmadığı bildirildiğini söyledi.

Kosova İstihbarat Teşkilatı’nın resmi kurum olarak oluşması üzerinde 3 yıl çalıştıklarını belirten Kadri Veseli, Kosova İstihbarat Teşkilatı Yasası’nın kabul edilmesiyle birlikte SHİK çalışmalarına son verildiğini bildirdi.

SHİK’teki rolü ve çalışmalarından üstü kapalı bilgi verirken Veseli, Kosova Meclisi’nden istenilirse UÇK ve SHİK çalışmalarıyla ilgili bilgi verme hazırlığında olduğunu ifade etti.

SHİK üyelerinin suç olaylarına karıştığı iddialarını değerlendirirken bireysel olarak herkesin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirten Veseli, yapılanların örgüte mal edilmesinin yanlış olduğunu vurguladı.

SHİK üyesi olduğunu ve emir üzere 17 kişinin öldürdüğünü iddia eden Nazim Blaca’nın SHİK üyesi olmadığını ve kendisini tanımadığını belirten Kadri Veseli, “Blaca 2” itirafçı Naim Miftari’den söz açıldığında Miftari ve benzerlerini “pezevenk” ve “kazıkçı” olarak nitelendirdi.

SHİK’in örgüt olarak suç olaylarına karışmadığını özellikle vurgulayan Veseli, adalet organlarına güveni olduğunu belirterek bireysel olarak herkesin adalet önünde yaptıklarıyla ilgili hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Başbakan Thaçi ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu ve hata çok benzer bir özgeçmişe sahip olduklarını söyleyen Kadri Veseli, siyasete atılmak hazırlığını belirtirken siyasete yakınlığıyla bilinen Kosova Demokratik Partisi-PDK’dan mı gireceği konusunda açıklık getirmek istemedi ancak dolaylı bir şekilde PDK’ya yakın olduğunu ifade etti.

Şimdiki iktidar döneminde ekonomik alanda yapılanları yeterli bulmadığı açıklamalarının iktidardaki PDK ve Başbakan Thaçi’ye karşı olarak değerlendirmesiyle oydaş olmadığını belirten Veseli, Kosova’nın kalkınması için çaba vermeye hazır olduğunu ve zamanı çatınca bu yönde fikirlerini de paylaşacağını bildirdi.

AB ülkeleri dışında, özellikle de Türkiye’den gelen yatırımlara karşı olduğu açıklamalarını hatırlatan gazeteciye Veseli, Almanya portalına verdiği demecin yanlış anlaşıldığına dikkati çekerken şöyle dedi:
“Türkiye devletine ve Kosova’nın bağımsızlığının tanınması ve şimdiye kadarki süreçte yardımlarına karşı duyduğum saygımı belirterek yanlış anlaşılmamaktan çekiniyorum. Ancak Biz, devlet kimliğini oluşturma  sürecinde bulunuyoruz. Avrupa Birliği’nin bir parçası olmak kararlılığımızı belirtmiştik. Endişem ve odağım buydu. Türk yatırımlarına karşı değilim. Fakat Kosova ekonomisinin belirli bir ülkenin elinde olmasına karşıyım. Yabancı yatırımları teşvik etmek için Kosova piyasasını açmalıyız ve Avrupa’nın ve bu kimliğin bir parçası olduğumuzu göstermeliyiz. AB çerçevesinde bazı ülkelerin Kosova ile ilişkilerindeki önyargıların kaldırmak için gereken adımları atmalıyız. Biz akıllıca Kosovalı, Avrupalı ve siyasi bir kimlik stratejisi ile mücadelemizi sürdürmeliyiz.”

Türkiye’ye iki kere gittiğini söyleyen Kadri Veseli, Türkiye’ye büyük saygısı olduğunu belirtirken son yıllarda ekonomide muazzam ilerleme kaydettiğine dikkati çekti. Türkiye’de herkesin, cebinde Atatürk fotoğrafını taşıdığına tanık olduğunu söyleyen Kadri Veseli, Atatürk’ün batıyı örnek almasını takdir ederken Kosova’nın da böyle davranması  gereğine işaret etti.

“Türkiye bu yönelimde ise neden Türk yatırımları sizi rahatsız ediyor?” sorusuna ise Kadri Veseli şöyle yanıt verdi:
“Avrupa Birliği yönünde Avrupa açılımı dışında farklı açılımlar oluşturmaya ihtiyacımız yok. Bizi tanımayan beş ülke var ve onların şüphelerini uyandırmamak lazım. Serbest ticaret kuralları çerçevesinde elden gelen başarıya ulaşmamız lazım.”

Gazetecinin sorusuna somut yanıt vermeyen Veseli, vatanperver olarak herkesin Kosova’nın ekonomik kalkınması  ve yolsuzlukla mücadelede katkıda bulunması gereğine işaret etti.
 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

Kokturk06.09.2012 16:18:45AkÄlsÄz ve kompleksli. Avrupa batÄyor sen kÄÃÄna tutunmaya ÃalÄÅÄyorsun. Gel bak Bulgaristan'a !Avrupadan ne almÄÅ. AÃlÄktan ÃlÃyor.Sen kompleksi bÄrkada dunyanÄn doÄuya kaydÄÄÄnÄ gÃr! Kefere seni!
0%
birebir09.07.2012 19:04:13veysel adindan utan seninde allah belani verecek birbucuk mil.kosovadasiniz ama türkiyede iki kat arnaut fazla var sana yaziklar olsun tam bi sirp politikasi yapiyorsun giz azilan sende almanyaya açikça türkleri istemiyorsun defol kosovadan senin gibi insana.
0%
nazim25.02.2012 12:50:05[email protected]
yalan soyleme veysel apacik dedin er yerde turkce konusuli biz amerikaya inaniyoruz amarikada butun tenderleri turklere veriyor.biz artik almanca konusmak istiyoruz,ingilizce,ve diyer avrupa dilini .TURKCE... istemiyoruz dein...
0%