Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Salı, 22 Ekım 2019

Tarih Ders Kitaplarına Revizyon

Cumartesi 20 Nısan 2013 10:01

2011 yılında Türkiye Milli eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in Kosova’ya gerçekleştirdiği ziyaretinde Kosova Eğitim Bakanı ile ilkokul tarih ders kitapları Osmanlı dönemini anlatan bölümlerde yer alan nefret ifadelerini değiştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. 2012 yılının sonlarına doğru kitaplarda değişiklikleri yapacak olan komisyonun çalışmaya başlamasıyla belirli çevreler yapılanı “Türkiye Arnavut tarihini değiştiriyor” diye yorumlamaya başladı.

Eğitim Bakanı Rame Buja tarafından atanan komisyon,  tarih ders kitaplarında Osmanlı tarihi ile bölümlerin gözden geçirildiği şiddet ve cinayet gibi bazı sözcüklerin çıkarılmasına karar verildiğini söyledi.

Bir grup Arnavut entelektüel, Türk yetkililerinin denetiminde tarih ders kitaplarında değişiklik yapılması talebine karşı olduklarını belirtti. Bir itiraz mektubu 130’a yakın Arnavut aydını tarafından imzalanarak, Türk devleti ile tarih ders kitaplarının değiştirilmesi ile oluşturulan komisyonun iptal edilmesi ve tarihin tarihçilere bırakılması istendi.

İtiraz mektubunu imzalayanlar arasında gazeteci yazar İlire Zajmi de yer alıyor. Zajmi, RTK Türkçe programına yapmış olduğu açıklamasında, Türkiye tarafından tarihin yeniden gözden geçirilmesine yönelik hazırlanan itiraz mektubunda kendisinin de imzasının olduğunu söylüyor ve Tarihin yeniden gözden geçirilmesinin tamamen farklı, Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili ağır itham, hakaret içeren ifadelerin düzeltilmesi tamamen farklı bir durum olduğunu belirtiyor. Zajmi, “Bunun için kurulan Türk-Arnavut ortak komisyonu Türkiye’nin talebiyle kuruldu. Bu da demek oluyor ki,  Kosova ve Arnavutluk’taki tarih ders kitaplarının değiştirilmesi için Türkiye’den bir baskı var” diyerek bu talebin sadece Türkiye’den gelmediğini,  2004 yılında Avrupa Birliği, Balkan ülkelerinden tarih ders kitaplarının yeniden gözden geçirilmesi istemleri de hatırlatıyor. Zajmi, Arnavut tarih ders kitaplarında çok fazla saldırı içerikli ifadelerin bulunduğunu kabulleniyor ancak  Türkiye’deki tarih kitaplarında da Osmanlı dönemi aktarıldığında  Arnavutlarla ilgili bu tür ifadelerin yer aldığını düşündüğünü belirtiyor.

“Nefret söylemlerinin değiştirilmesini doğru buluyorum ama tarihin yeniden gözden geçirilmesi ya da değiştirilmesi kabul edilemezdi. Tarihin yeniden gözden geçirilmesi bir başka devletin istemi, gözetimi, ve baskısı altında yapılamaz. Kısacası iki ülke tarafından oluşturulan komisyonun çalışmasını beklemeliyiz.  Böylelikle ne tür değişiklikler yapıldığını göreceğiz. Burada şeffaflık da eksik. Ben bir  gazeteci olarak komisyonun çalışmalarının ne düzeyde olduğunu bilmiyorum. Nefret söylemi içerdiği söylenen kelimelerin hangileri olduğunu da bilmiyoruz.”

 Önemli olanın var olan gerçeğin değiştirilmemesi olduğunun altını çizen Zajmi, İtiraz mektubunu, tarihin değiştirilemeyeceğini düşündüğü için imzaladığını söylüyor.

“Çocuklarımın ilerde düzgün bir tarih bilgisine sahip olması için imzaladım. Savaştan sonra tarih metinlerinde çok yanlışlar oldu. Çocuklarımın ülkemizde hangi ilerlemelerin ve neden geri kaldığımızı öğrenmesi için imzaladım. Geride kalmamızın en büyük nedeni Osmanlı idaresinin çok uzun süre burada kalmasıdır. Bu nedenden dolayı diğer ülkelerle aynı seviyede ilerleyemedik. İtiraz mektubunu imzaladım çünkü haksızlığa karşı bir eylemdi. Çünkü tarihin yeniden gözden geçirilmesinin istenmesi haksızlıktır.”

Tarih söz konusu olduğunda “bırakın tarihçiler konuşsun” ifadesini kullanan tarihçi Fetnan Derviş, “Bu girişim bağlamında “değişim” kavramının kullanılmasını doğru bulmuyorum.  Bunun yerine “yeniden gözden geçirme” anlamına gelen “revizyon” kavramının kullanılması daha doğru olur. Sadece Kosova Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti arasında değil, Dünya’da pek çok ülkede aynı mesele gündemde ve konu için “revizyon” kavramı kullanılmaktadır. 5. ila 12. Sınıf Arnavutça Tarih ders kitaplarını inceleme fırsatım oldu. Şimdiye kadar tartışıldığı gibi kitaplarda özellikle Osmanlı dönemiyle ilgili çok sert ifadeler yer almaktadır. Bilimsel yönden bakıldığında bunların doğruluğunu ispatlayan kaynak göstermek mümkün değildir. Çünkü tarihte doğru veya yanlış konuşulurken esas olan kanıttır ve Tarih bilimi için en önemlisi yazılı kanıtlardır. Osmanlı Devleti Balkanlara yerleşmeye başlamasıyla beraber Tahrir Defterlerinde bu yerleşme ayrıntısıyla her açıdan kayda alınmıştır” diyor.

RTK’ya konuşan Akademisyen Feti Mehdiu talebin yanlış algılandığını ve tarihi metinlerin düzeltilmesi gerektiğini düşünüyor.

 Mehdiu, AB’nin hakaret ifadelerinin ve kesin olmayan bilgilerin düzeltilmesi istediğini belirtiyor.

“2011 yılında da bu talebin Türkiye’den gelmesi ve 2013 yılında komisyonun kurulması tarihin değiştirilmesi olarak algılandı. Bunun böyle olduğunu düşünmüyorum. Bu sürecin gerektirdiği bir durumdur. Ancak bugün birçok entelektüel kişi tarafından imzalanan bir itiraz mektubu ile karşı karşıyayız. Bu mektupta hakaret içeren ve gelişi güzel,  gerçekliği tartışılan ifadeler yer alıyor, bu ifadeler doğru değildir. İmzası bulunan entelektüellerin düşündüğü gibi tarih değiştirilemez. Tarih yanlış aktarılabilir ve bunun düzeltilmesi tarihin değiştirilmesi olarak algılanmamalıdır. Kosova ve Türkiye eğitim bakanları okullarda okutulan tarih ders kitaplarının yeniden gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi konusunda anlaştılar. Ki ben de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu görsel ve yazılı basında farklı algılandı ve yazılar yazıldı. Bunun için gazete kupürleri yerine arşivlere bakılmalıdır, doğru bilgiler orada bulunuyor ama maalesef bazı kişileri Arnavut kimliğinin korunmasında Osmanlının yardımcı olması rahatsız edebilir”.

Mehdiu, 1973 yılında Arnavut Tarihçi Hasan Kaleshi’nin, Türkiye’de basılan kitabında Arnavut kimliğinin korunmasındaki en büyük etkinin Osmanlı’nın olduğunu belirtip tarih metinlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyorsa düzeltilmesi de gerektiğini savunuyor.

“ İtiraz mektubunda, Osmanlı yok etti, Osmanlı halkı Balkanlardan sürdü gibi ifadeler doğru değildir. Ben itiraz mektubuna imza atanlara sormak isterim, Osmanlı yok etti ifadesiyle ne denilmek isteniyor? Bugün Kosova’da kaç Arnavut var? Kaç Türk var, buna bakılması gerekmez mi? itiraz mektubunda anlaşılması zor ifadeler yer alıyor. Bu ifadelerin kullanılmamamsı gerekiyor. Bu ifadeler tarih kitaplarında da mevcut örneğin: Tiranda bir okulda okutulan tarih ders kitabında, Osmanlının gelemsiyle Arnavut halkı ekonomik ve milli özgürlüğünü kaybetti, demek 14 yüzyılda Arnavutların ekonomik özgürlüğü vardı düşünmek lazım. O yüzden bu konular itiraz mektubunda olduğu gibi, önyargılar olmadan araştırılmalıdır.  Soğukkanlı olunmalı ve benim tavsiyem bu konuya biraz daha fazla yatırım yapılarak arşivlere bakılmalıdır. Eğitim Bakanı Rame Buja’nın da dediği gibi tarih değiştirilmek istenmiyor ben de buna katılıyorum”.

Tarihçi Fetnan Derviş, Osmanlı dönemiyle ilgili sayı ile ifade edilmesi zor olan onca arşiv belgesinin mevcut olduğunu, dolayısıyla kanıt olarak birinci elden kaynaklar varsa kaynakların konuşturulması gerektiğinin altını çiziyor.

“Günümüz Tarih dersi müfredatlarında Tarih eğitimi genç insanlara demokratik beceriler ve tutumlar kazandırmayı amaçlar. Sosyal Bilgiler ile ilgili tüm tanımların ortak noktası “etkili vatandaş yetiştirmektir”. Dolayısıyla Kosova Cumhuriyeti gibi çok ulusların yaşadığı bir ülkede Tarih ders kitaplarında bir millete karşı olumsuz ifadelerin yer alması “etkili vatandaş yetiştirme” gereği düzeltilmesi gereken bir durumdur. Tarih öğretimi uluslar, ırklar, dinsel gruplar arasında anlayışı, hoşgörüyü ve dostluğu desteklemesi gerekir. Sadece Arnavutça Tarih ders kitaplarının değil kullanımda olan tüm dillerdeki Tarih ders kitaplarının yeniden, çağdaş metotlara göre yazılması en doğru olurdu. Çağdaş metod öğrencilere Tarih kitabının yazarı tarafından kesin fikir, görüş verilmesi yerine Tarih kaynaklarını sunarak, öğrencilerin kaynaklarda verilen verilere bakarak eleştirel düşünerek karar vermelerini sağlamaktadır. Multiperspektif dediğimiz Çoklu Bakış ile öğrenci Tarih olayı içerisinde fail olan tüm tarafların kaynaklarını bir tarihçi gibi inceleyerek daha sağlıklı neticelere ulaşabilme fırsatı bulur”.  
 
Kosova Eğitim Bilim ve Teknoloji Bakanı Rame Buja, Türk makamlarının gözetiminde tarih ders kitaplarının gözden geçirilmesine dair, bir grup Arnavut aydını tarafından hazırlanan itiraz mektubunu yorumlarken, onlara katıldığını ve kimsenin tarihi değiştiremeyeceğini söyledi.

Buja “Tarihin değiştirilmeyeceğine yönelik daha önce de açıklık getirmiştim ancak uygun olmayan bazı tanımların değiştirilmesi yapılacak, tarih değiştirilmeyecektir. Bu konuda gereksiz bir gürültü koparıldı. Tarihi değiştirmek için hiçbir hükümetin ve hiçbir bakanın gücü yetmez” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Priştine Büyükelçisi Songül Ozan, Kosova Televizyonuna konu ile ilgili yaptığı açıklamasında,  itirazlara cevap vererek amacın tarihin değiştirilmesinin söz konusu olmadığını bir kez daha vurguladı.

“Tarihin değiştirilmesi tartışması son derece yanlış bir anlamaya dayalı bir tartışma. Yanlış algıya dayalı bir tartışma bence. Burada tarihin değiştirilmesi hiçbir çalışmada söz konusu değil. Çünkü tarih değiştirilemez bunu herkes bilir. Tarih bir olaydır bir şey meydana gelmiştir onu değiştirmek kimsenin gücü dahilinde değildir. Ancak tarihi algılamalar farklı olabilir, her tarihçi olayları farklı yorumlayabilir. Her yerde görülen bir şeydir. Bizim Kosova’yla ortak yaptığımız bir çalışma tarih ders kitaplarında, nefret, önyargı düşmanca ifadelerin çıkarılması onların daha yumuşak, gençlerin, çocukların hafızalarında daha güzel yerler bulunması için yapılan bir çalışmadır. Tarihin değiştirilmesiyle kesinlikle asla bir ilgisi yoktur. Bu sadece Türkiye ile Kosova arasında yapılan bir çalışma değildir. Türkiye ile ortak tarihe sahip birçok ülke bu tür komisyonlar kurmuştur ve bu tür çalışmalar vardır. Osmanlı İmparatorluğunun yaşadığı zamanlarda bulunduğu birçok ülkeyle bu tür çalışmalarımız var. Bu Türkiye’nin icat ettiği bir şey değil. Bu çalışmalar UNESCO, BM, Avrupa Birliği dünyada barışı, karşılıklı toleransı kılmak için mücadele veren pek çok uluslararası ve bölgesel örgütün çalışmadır. Bütün dünyanın kabul ettiği ortak bir anlayış çerçevesi dahilinde çalışmayı yapıyoruz.  Ancak Yanlış bilgi varsa, kahramanlara ilişkin yanlış  bir ifade verilmişse  veya önyargı, düşmanca, nefret içeren ifadelerin değiştirilmesi için tek sebebi var biz geçmişte Kosovalılarla beraber yaşadık gelecekte de inşallah beraber yaşayacağız. Gelecek nesiller, çocuklarımızın da birbirimize ait ön yargı, düşmanca bir duygu beslemesin istenen budur. Başka bir şey değil”.

İki ülke uzmanlarından oluşan komisyon üyeleri çalışmalarına devam ediyor. Komisyonun çalışmasının Nisan ayında tartışmaya sunulması bekleniyor.
 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

Aydin20.04.2013 14:49:34İlire Hanim bayagi ezber konusmus ... madem Osmanli kabahatli ki Arnavutlar geri kalmis o zaman neden Sirbistan veya Bosna veya Karadag veya Makedonya geri degil bunu aciklasin. cunku bu yerler de yaklasik ayni sure osmanli idaresinde kaldilar. Rica ediyorum yazsin Turkiyede hangi ders kitabinda veya hangi bir kitapta arnavutlara karsi olumsuz ifadeler var yazsin desin ki su kitapta okudum. aksine turkiyede arnavutlar hem gunumuzde hem de osmanlı doneminde cok saygi gormuslerdir.
10%