Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Cumartesi, 19 Ocak 2019

Türkiye Devlet Tiyatrosu, Kosovalı Tiyatrocuların Yanında Olmaya Devam Edecek

Cuma 29 Hazıran 2018 15:40

Türkiye Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt geçenlerde \"Rumeli\" Kosova Türk Tiyatro Sanatçıları Derneği işbirliği ve Prizren Profesyonel Tiyatrosu aracılığı ile \"Nafiz Gürcüali\" Türk Tiyatrosu üyelerinin \"Maskeliler\" oyunun gala gecesine katılmak üzere Kosova ziyaretini gerçekleştirdi.  Mustafa Kurt ile oyun sonrasında geniş bir söyleşi yapmak fırsatını bulduk. Prizren Türk Tiyatrosu’nun sergilediği oyunla hem seyirciyi hem de yetkilileri etkilediğine işaret eden Kurt, tiyatroculara daha fazla destek sağlanması gereğine vurgu yaptı.

Türkiye Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ile söyleşimize geldiği kurum ile ilgili daha fazla bilgi vermesi ricasıyla başladık.

Mustafa Kurt: Devlet tiyatrolarımız 70 yıllık bir kurum, 1949 yılında kurulmuş Türkiye’nin en büyük kültür-sanat kurumu. 12 yerleşik bölgesi var 11 turne sahnesi var 23 bölgede 65 sahnede faaliyet göstermekte. Çok büyük bir kurum, yaklaşık 2000 çalışanı var ve memleketin her yerine sadece turne yoluyla değil festivaller yoluyla da hizmet etmekte. Yılda yaklaşık 2 milyon seyirciye ulaşmakta, gün geçtikçe büyüyen gelişen bir tiyatromuz var seyirci oranımız da buna göre artmakta bundan da mutluluk duyuyoruz. Çünkü, ne kadar çok kültür-sanatı ve tiyatroyu yeni seyirciyle paylaşırsak, yeni seyirci kazandırırsak o kadar iyi olur. Bunun dışında devlet tiyatromuz sadece yurt içine değil yurt dışına da turneler yapmakta ve çok önemli etkinlikleri var.  Devlet Tiyatrosu’nun uluslararası 6, 2 de ulusal düzeyde festivali var. Adana, Trabzon, Antalya, Konya, Bursa ve Ankara’da 6 uluslararası festivalimiz var en son bu festivallere 45 ülkeden tiyatro grubu,  60’ın üzerinde de yerli grup katıldı. 100 bin seyirciye ulaştık. Çocuk ve gençlik festivalimiz var ve bunun dışında Diyarbakır’da düzenlediğimiz “Orhan Asena” Yerli Oyunlar Festivali’miz var. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden yerli oyunlar 3 hafta gibi bir süreçte Diyarbakır’da sergilenmektedir. Bunların içinde en önemli festivallerimizden birisi 1998 yılında başlatılan 20. yılını kutladığımız Adana’daki Sabancı Uluslararası Devlet Tiyatro Festivali, yine 19 yıldır Trabzon’da düzenlenen uluslararası festivalimiz var. Bizim yine çok yeni olan bir festivalimiz var ki oda çok değerli çok kıymetli… Bursa’da Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali var. 2014 yılında başladığımız bu yıl 5.’sini düzenlediğimiz bir festivalde Balkan ülkelerini topluyoruz. 8 Mart’ta başlayan festivalimiz ve 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ne kadar devam ediyor.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki devlet tiyatrosu Türkiye’nin en büyük sanat kurumu olarak hem festivalleriyle hem turneleriyle hem kendi yerleşik bölgesinde sanat hizmetini sürdürmekte. Ümit ediyorum uzun yıllar da Türk tiyatrosuna hizmet etmektedir. Bunun yanında tabi devlet tiyatromuz sadece turneleriyle, oyunlarıyla, festivalleriyle değil sosyal sorumluk projeleriyle de pek çok faaliyette bulunmakta ayrıca özel günlerde yine memleketin her köşesine turne götürmekte hem yurt içinde em yurt dışına açılımını geçekleştirmektedir.

Festivaller tiyatrolar arasında köprülerin kurulması ve ilişkilerin pekiştirilmesine vesile oluyor. Prizren Tiyatrosu ile de buluşma vesilesi oldu…


Mustafa Kurt: Şimdi bu bizim için çok değerli çok kıymetli Bursa’da yaptığımız bu festival, Balkan ülkeleriyle bir araya gelmemizi ve dostluğun gelişmesini sağladı. Arada bir köprü oluşmasını, ilişkilerimizin, kardeşliğimizin, dostluğumuzun daha da pekişmesini sağladı. Bursa’ya davet ettiğimiz tiyatrolar, aynı zamanda bizi davet ediyorlar.

Ben de Prizren’de olmaktan çok mutluyum çok nazik bir davet yaptı arkadaşlarımız, çok iyi bir misafirperverlik gösterdiler. Onların bir gösterisini izledik, yerinde gördük ve daha fazla nasıl işbirliği yapılabilir konusunu istişare ettik. Prizren’deki tiyatrocu arkadaşlarımız burada canla başla çalışıyorlar. Türk Tiyatrosunu ayakta tutmaya çalışıyorlar. Bunların geçmiş zamanda yaptıklarına baktığımız zaman son 40 yılda Türk Tiyatrosunun çok değerli yazarlarının eserlerini sergilemişler. Daha fazla işbirliği yapmak istiyorlar ve Biz de bundan son derece mutluyuz. Devlet Tiyatrosu olarak arkadaşlarımıza hem Türkiye’de hem burada elimizden ne geliyorsa yardım yapmaya da hazırız.  Çünkü önemli bir tiyatro topluluğu… Türkçe tiyatro yapan topluluk, buradaki soydaşlarımızın da sahip çıktığı ve desteklediği bir topluluk. Onların işini ne kadar kolaylaştırırsak Türkiye’deki kapıları ne kadar açık tutabilirsek işbirliğimiz artar diye düşünüyoruz. Daha önce bu tiyatro topluluğunu Konya’ya davet etmiştik, başka şehirlerimizde de gösteri yaptılar. Yönetmenimiz Nafiz Gürcüali  aynı zamanda Konya Devlet Tiyatrosunda 39.  Basamak  oyununu yönetti. Hem sanatsal anlamda sanatçılarla hem de yönetmenlerle ne kadar işbirliği yapabilirsek bu birlikteliğimizi bu kardeşliğimizi daha çok pekiştireceğimizi düşünüyorum.


İleride birlikte daha neler yapılabilir?

Festivaller yoluyla, turneler yoluyla bir kapı araladık. Rejisörlerimizi davet ediyoruz, oyuncularımız geliyorlar-gidiyorlar, kaynaşıyorlar Bursa da bu anlamda çok önemli çok önemli bir şehir, çünkü Bursa’nın neredeyse yüzde 50’si Balkanlardan göç etmiş soydaşlarımız. O yüzden Bursa’ya geldiklerinde ya da başka bir şehre geldiklerinde herkes son derece çok mutlu oluyor. Birbirleriyle kucaklaşıyor. Akşam gördüğüm kadarıyla buradaki yaptığımız sohbette de buradaki yöneticiler de bu Türk tiyatrosunun kalıcı olmasını, kendi sahnelerinin olmasını ve orada rahatlıkla huzur içinde çalışmalarını arzu ediyorlar.  Hem buradaki kendi Kosova’daki Türk bakanımız hem Türkiye’den Kosova’daki görevli arkadaşlarımız bir akıl ve gönül birliğiyle ‘bu tiyatroyu ayakta tutalım uzun süre yaşasın’ dilekleriyle hem salon, hem Türkiye ile karşılıklı gidip gelme sorunlarını hem de işbirliği sorunlarını tartışıyorlar. Ümit ederim önümüzdeki zamanlarda bu sorun çözülecektir. Türkiye’nin burada da pek çok tarihi kalıcı yapılara çok büyük yardımı var, katkısı var. Ümit ediyorum tiyatro salonu ile ilgili de bu sıkıntı kısa zamanda çözülür daha kalıcı, daha profesyonel, daha donanımlı bir tiyatro ile karşılaşırız…

Kosova’ya ilk gelişiniz. Buraları beğendiniz mi?


Prizren’e ilk defa geliyorum, iyi ki de gelmişim. Çünkü akşam hem seyircideki hem oyuncudaki coşkuyu görünce çok mutlu oldum. Çünkü perde açıldığı zaman şakır şakır konuşulan bir Türkçe ile karşılaşınca gözlerim doldu… çok mutlu oldum ve arkadaşlarımız da bizi kucakladılar, çok iyi ağırladılar, misafirperverlik gösterdiler. Akşam hem protokole hem seyircilere baktım, herkes son derece mutluydu, herkes tiyatronun daha büyümesini daha kalıcı olmasını arzu ediyordu, ben de aynı fikirdeyim çünkü böylesine iyi bir topluluğu her türlü desteklemek lazım. Elimizden geldiğince bu topluluğa Türkiye’de yer açacağız.
Prizren, Türkiye’deki Amasya gibi Bafra gibi Safranbolu gibi Bursa gibi… adeta Türkiye’nin bir parçası, Türkiye’nin bir ili, bir ilçesi gibi.. Tarihi bir görünümü var, insanları sıcak, insanları yakın, benzer bir kültürleri var. Sokakta Türkçe konuşuluyor, çayhaneye gittiğiniz zaman Türkçe konuşuluyor, insanlar birbirine hal hatır soruyor, müthiş bir yakınlık kuruyor. Bu müthiş bir zenginlik… Taş köprüsüyle, camisiyle, mimarisiyle Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası, o yüzden buraya kültürle sanatla sahip çıkılması lazım. Şadırvan’da su içtim ve söylendiğine göre Şadırvan’da su içen bir daha onu unutamaz ve tekrar gelirmiş. Biz de bu kültür sanat vesilesiyle karşılıklı gidip geliriz ve içtiğimiz suyu unutmayız umarım...

 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

UYELİK FORMU