Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Çarsamba, 29 Ocak 2020

Nurkollari: Gelecekte Sinematografik Bir Patlama Yapmayı Arzuluyoruz

Pazartesi 29 Mart 2010 12:48Raif Kırkul: Sohbetimizin başında ilk önce Dokufest’in kuruluşunu bize kısaca anlatır mısınız?

Veton Nurkollari: Dokufest 2002 yılında kuruldu. Bu küçük bir festival olarak ortaya çıktı. Şu ana baktığımızda iyi bir gelişme gösterdiğimizi görüyorum. Festivalde ilk başta az sayıda film gösterildi daha sonra ulusal, Balkan, Uluslararası bölümlerini ve grup çalışmalarını geliştirdik. Düşünceme göre kısa bir zamanda gelişme sağladık.

Raif Kırkul: Peki amaç neydi ve neden Prizren. Sinema ve belgesel söz konusu olunca Prizren bir merkez değil. Festivali burada yapmanızın amacı neydi?

Veton Nurkollari: Birinci amacımız sinemayı yeniden canlandırmak idi. Çünkü Prizren eskiden bölgenin en güzel 2 sinemasına ve izleyicisine sahipti. Bu sinemalar Kosova’da belki de Balşkanlarda en iyi idi. Buranın yok olmasını engellemek idi amacımız. Ayrıca gençlerin film izleyebileceği bir sinemalarının olmasını amaçladık. İkinci olarak da Kosova’da sinema alanında bir gelişmeyi sağlamayı amaçladık.

Raif Kırkul: Konuşurken devamlı “biz” kelimesini kullandığınız görüyorum. “Biz” derken kimleri kastediyorsunuz. Bu ekip kim?

Veton Nurkollari: Biz küçük bir ekiple işe başladık ancak gelişme aşamasında çok büyük bir grupla işbirliği yaparak ilerledik. Yoksa bugünkü haline geniş bir grubun katkısı olmasa gelemezdik. Ancak bu küçük ekip bir şeyler yapmak adına çok büyük fedakarlıklarda bulunduk. Burada Alirıza Aranliu, Jeton Jagxhiu, Samir Karahoda ve daha birçok isim vardır.  Her sene 150 gönüllü Dokufest için çalışıyor. Ekip işidir bu. Ekip işi olmasaydı biz bulunduğumuz bu yere kadar gelemezdik.

Raif Kırkul: Pozitif bir enerji ışınlanıyor Dokufest söz konusu olunca. Zaten bundan dolayı genişliyor. Bu festival, dünyanın en önemli festivalleri arasında 22’nci sıraya geldi. Sizleri kutlamak istiyorum ilk başta. Çok zor şartlarda Uluslar arası sahnede festivali önemli yere getirdiniz. Bu festivalin size getirisi ne?

Veton Nurkollari: Prizren’e büyük getirisi olmuştur. Büyük bir pozitif enerji yayılmıştır. Durum pek fazla iç açıcı olmasa da gönüllüler bu pozitif enerjiyi yansıtıyor. Festival süresince suda sinema gösteriliyor, kamp kuruluyor ve birçok yan etkinlikler yapılıyor. Ve bu Prizren’e pozitif bir enerji katmaktadır. Şehir festivalle yaşıyor.
Festivale katılan uluslar arası sanatçıların takdiridir sözünü ettiğiniz değerlendirme. Yüzün üzerinde festival değerlendirildikten sonra biz de en iyiler arasında 22. sıraya getirildik. Tebrik için teşekkür ederiz. Bu, bizim için büyük bir teşvik olacak. Teşvik yanı sıra büyük bir sorumluluk da sayılır. Çünkü varılan bu başarıyı korumak ve daha da geliştirmek gerekiyor. Zaten bu doğrultuda ilerlerken dünyada kısa film ve belgesel alanında söz edilen bir festival haline gelmiştir.

Raif Kırkul: Bu örgütleme sürecinde bizim dikkatimizi çeken bir olay var. Çünkü Prizren festival süresince sanatla iç içe ve bütünleşiyor. Festivale başlarken bir festivali örnek aldınız mı?

Veton Nurkollari: Tabi böyle festivaller var. New York, Prag festivalleri benzerdir. Dokufeste en yakın bir festival Çek Cumhuriyeti’nde yapılır. Gençler organizasyonu ile gerçekleşen festivale şehir bütünleşiyor…
Çok festivallere katıldım. Mesela büyük festivallerden New York festivalinde, festival sadece sinema salonu ve sanatçıların oturduğu kahvehanelerde hissedilir. Benzer durum Prag’daki en belgesel film festivalinde de mevcuttur. Sinema salonundan 100 metre ilerisinde festivalden eser yoktur. Büyük şehirlerde bu normal sayılır zaten. Küçük şehirlerde durum farklı.  Prizren bu tür faaliyetlere şehir dokusuyla çok uygun. Burada her şeyi merkezde yapmak durumundasınız. Büyük şehirlerde çok dağılmalar olur, ancak küçük şehirde herkes bir aradadır ve herkes festival havasını alır. Ben Prizren’in bu festival için ideal bir yer olduğunu düşünüyorum. Biz, Prizren için kendimize bir rol biçtik ve festivalin kentle bütünleşmesini sağlamak için uğraştık.

Raif Kırkul: Sineması olmayan bir şehirde bu çapta bir uluslar arası festivali yapmak büyük bir özveri ister. Peki maddi olarak destek görebiliyor musun?

Veton Nurkollari: İhtiyaçlarımız olduğu kadar göremiyoruz. Belediye yetkilileri bu festivalin değerini anlayamıyor, üstlendiği işlevi algılayamıyorlar. Festivalin düzenlendiği 7-8 günde belediyeye yaklaşık 700 bin avro giriyor. Festivalin bütçesi 150 bin avrodur ancak biz belediyeden 10 bin avroluk destek alabiliyoruz. Bu benim için çok saçma. Çünkü festivalin belediyeye kattıkları ekonomik ve tanıtım alanında çok fazla. Festival, şehrin gururu olmalıdır. Bizde ise yaklaşım çok farklı. Şehrin ekonomisi ve tanıtımına katkısı olan festivale sahip çıkılacak yerde sadece sürdürülebilir olması için, hayata kalması için destek anlayışı anlamsız.
Geçen günlerde bir kıyaslama yaptım. Bizim dünya festivalleri arasında 22. yere yerleşmemizi şöyle kıyaslaya biliriz: Stadı olmayan bir belediye takımının Şampiyonlar Ligi’nde yarıştığını düşünün. İşte biz bu durumdayız. Sinemamız yok ama en önemli belgesel festivalleri liginde yarışıyoruz. Sahip çıkılması gerek çünkü ligden düğmek olasılığı her zaman yakamızda…

Raif Kırkul: Uluslar arası camiadan festivale ilgi büyük. Çok sayıda davet ve gelmek için istem aldığınızı öğrendik.

Veton Nurkollari: Evet öyledir. İlgi oldukça büyük. Bize gelen festival davetiyelerine cevap vermek imkansız. Uluslar arası sanatçı camiasından ilgi çok büyük. Bu durum sıkça rastlanmaz. Stadyumsuz şehirde futbol oynanmaz her yerde. Grats festivaline katıldım geçenlerde. Prizren büyüklüğünde bir şehirde 25 sinema çalışıyor. Biz, filmleri göstermek gayesiyle kendi imkanlarımızla uyduruk sinema sahneleri yaratmak zorunda kalıyoruz…
Geçenlerde Kültür Bakanlığı ziyaretim sırasında saçma bir duruma tanık oldum. 300 kadar projeden Kültür Bakanlığı 400.000 Avro bütçesiyle 130-140 projeyi destekleme kararı almış. Bu çok saçma… İlk adımda mesaj negatif: Burada kültür alanında hiçbir gelişme olmayacak. Bir yıl daha durumu kurtaralım. Yeşeren ağaçlara kurumasın diye hepsine sadece biraz su vermek misali hareket ediliyor.
Çalışma şekli sanata ve kültüre yaklaşım değişmeli. Ancak bunun için gereken siyasi iradeyi de göremiyorum…


Raif Kırkul: Bizim okuyucularımız genellikle Türkiye’den olduğu için Türkiye ile ilişkileri de soracağım. Geçen sene Türkiye’den ilgi büyüktü…

Veton Nurkollari: Türkiye’den ilgi büyük ve çok sayıda tanıdığım oldu. Çok sayıda filmler gelmekte. Türkiye sinema alanında çok önemli bir aşamada. Yeni filmlerden çok kaliteli filmler çıkıyor. Türk filmi son zamanlarda çok sayıda ödüller ile takdire layık. Bize de bu belgesel ve kısa filmler veriyor. Ben ilişkilerin daha ileriye gitmesi taraftarıyım. Ben Haziran’da Türkiye’ye gideceğim bir festival dolayısıyla burada ilişkileri de genişletmek için çaba harcayacağım. Festivalde Türk filmleri ileride de yer alacak. Türk sinemasından bazı ünlü sanatçıların da gelmesi için irtibatlarımız devam ediyor. Umarım bu ilişkileri daha da genişletiriz.

Raif Kırkul: 2010’da Dokufest’te neler olacak?

Veton Nurkollari: Şimdiden program hakkında konuşmak çok erken, ancak şimdiden çok sayıda başvuru yapıldığını söyleyebilirim. İki sanatçının geniş tanıtımını yapacağız. Her yıl bir ülke sineması tanıtımı çerçevesinde bu yıl Finlandiya film sanatının tanıtımını gerçekleştireceğiz. Bir film festivali kısa tanıtımı da olacak.  Yine farklı yerlerde gösterimler olacak. Mecburen salonumuz olmadığı için. Tabi kamp olacak. Dokuphoto olacak. İlginç bir çalışma daha düşünülüyor bu yıl için. Yakınlarda bir duyuru açacağız. İki bölümde film çalışması… İlk safhada Balkanlarda belgesel film konulu Sofya’da bir grup çalışması gerçekleşecek. İkinci bölümü 15 kadar katılımcıyla Prizren’de yapılacak sonra da yine Bulgaristan ve Makedonya’da gerçekleşecek.
 
Raif Kırkul: Dokufestin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Veton Nurkollari: İnşallah sinema yeniden çalışmaya başlar, bu yönde de önemli planlarımız var. Ben buranın küçük ama önemli bir merkez olacağına inanıyorum. Burada belgesel ve film alanında bir eğitim merkezi kurmak önemli. Ki burada sinema alanında atölye çalışmaları olacak ve Türkiye’nin gerçekleştirdiği gibi ileride bir patlama yapmasını arzuluyoruz.

Raif Kırkul: Demek vazgeçmek yok yola devam ?!...

Veton Nurkollari: Vazgeçmek yok…

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.