Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Pazar, 29 Kasım 2020

Türk Tarihçilerini Belgelerle Konuşmaya Zorlamayın-Nexhmedin Spahiu

Perşembe 06 Nısan 2013 13:00

Halen yazılmamış olan Arnavut Tarihi nasıl yeniden yazılabilir. Sözde Arnavut tarihçileri, masallar anlatmıştırlar. Az sayıda sahip olduğumuz tarihçiler ise ya unutulmuş ya da çatlak ilan edilmiştirler.

Dostluk tavsiyesi için Türkiye'ye çok kolay saldırıyorlar,  ama bunu Amerika’nın Tiran veya Priştine Büyükelçisi yapsaydı,  ne derdiler?

Tarihin tekrar gözden geçirilmesine karşı imzalanan mektup,  dünyanın her bir yerinde ciddi bir aydını güldürmüş oluyor. Osmanlı istilasının Arnavut halkının tarihinde siyah bir delik meydana gelmesine neden olduğunu belirtmek,  boynuzlu aptallığı teşkil eder. Balkanlar’da Osmanlı İmparatorluğunun yayılması XIV asırda meydana gelirken,  bu dönemde dünyanın ilk ulusu (İsveç) iki asır sonra,  ikincisi (İngiliz) üç asır,  üçüncüsü (Amerikan),  dördüncüsü (Fransız) ve diğerleri dört ve fazla asır sonra doğmuştur. Öyle ki bu Osmanlı İmparatorluğu’nun yayılması Arnavut ulusunun doğuşundan 6 asır önce meydana gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunun Balkanlar’dan geri çekilmesiyle Arnavut ulusunun doğduğu  bir gerçektir. Arnavut halkı ve devletinin doğmasına imkan sağlayan büyük güçlere ve Balkan ülkelerine Osmanlı İmparatorluğu’nun şart koşmasıyla bu gerçek zirveye ulaşmıştır.

Oysa 1878-1912 döneminde Türk ulusal fikrinin Arnavut ulusal fikri ile çatıştığı bir gerçektir ve Osmanlı İmparatorluğu son nefesinde Türk ulusal fikri ve Balkan ülkeleri bakısından etkilenmiştir. Arnavutluk terim olarak gibi de dağılma tehlikesiyle karşılaştığında,  prens Wilhelm Wied’in ispatladığı gibi Osmanlı İmparatorluğu büyük güçlerin saptayacağı sınırlarda Arnavut devletinin kurulması şartını koştu.  Tam bu nedenle 1912 yılından Müslüman veya Hıristiyan Arnavut vatanseverler, ister Osmanlı İmparatorluğu ister de daha geçleri Türkiye için her hangi kötü söz sarf etmediler. Osmanlı İmparatorluğuna karşı kötü bir şey yazmayan Katolik rahip Gjergj Fishta’yı (1871-1940) hatırlayınız. Onun tüm öfkesi Slavlarla alakalı idi.

Osmanlı karşıtı ve Türk karşıtı kampanyalar Enver Hoxha rejiminde başladı

Türk karşıtı ve Osmanlı karşıtı kampanya 50-li yıllarda başladı. Bunun nedenini ise sırf Türkiye'nin ABD-nin müttefiki olduğu teşkil ederken Arnavutluk Rusya'nın müttefiki idi. Oysa Osmanlı imparatorluğu sözkonusu olunca,  karalama kampanyasına geçildi. Osmanlılar Türk olarak nitelendirildi. Bu amaçla Latince tercümeler de saptırıldı Osmanlı kelimesi,  dinsiz,  Türk ve diğer kelimelerle eşleştirildi. Çajupi’nin “Arnavutluğu Türk aldı, yaktı, Arnavut durma,  kalk Arnavut” dizeleri tüm okul kitaplarının metinlerinde genişçe yer aldı. Slavlara karşı yazan yazarlar ile şairler ise yasaklandı.

Bu tür hava, Kosova ve Makedonya’da Tiran’dan gelen kitap ve öğretmenlerle estirildi. Burada Slavlara karşı yazılar yasağı halen daha fazla devam ediyordu. Vahşi Sırp egemenliğine karşı yazılan tüm şarkılar,  şiirler,  düzyazılar, romanlar Türk karşıtı metinlere dönüştürülüyordu.  Bu öyle bir şekilde gelişti ki,  nerede ise başlatılan bu kampanyanın Sırplara karşı olduğu unutuldu ve Sırp kelimesi Türk kelimesiyle değiştirildi.
 
 
Arnavut tarihçilerinin beceriksizliği

Peki gerçek nedir? Tarihçilerimiz son Kosova ve Makedonya savaşında veya 1997 yılında Arnavutluk’ta nelerin meydana geldiğini bilmeyecek kadar beceriksizdirler kaldı ki 5 asır önce nelerin olageldiğini bilsinler.
Tarihçilerimiz Başbakan Mehmet Shehu’yu,  Bakan Ahmet Krasniqi’yi,  veya Albay Tahir Zemajı,  Klina Belediye Başkanı’nı,  milletvekillerini ya da ünlü gazetecileri kimlerin öldürdüğünü bilmiyorlar,  e nasıl olur da 5 asır önce kimin, kimin üzerine çıktığı ve kara delik meydana getirdiğini bilmelerini nasıl bekleyebiliriz.

4 Şubat 1944 yılında 86 kişinin öldürüldüğünü ısrar eden Arnavut tarihçiliğin babası olarak bilinen Arben Puto, bu arada 12 kişilik listeyi bile oluşturmak durumunda değildir. Ya da Prizren Ligi hakkında kitap yazan ve Rexhep Krasniqi’nin 1934 yılında aynı adla hazırladığı doktora tezinden referanslara yer vermeyen Kristo Frashëri.  Kristo Frashëri kendini tarihçi adlandırıyor!?

Osmanlı varisliği Arnavutlara da aittir

Romalıların varisi hem İtalyanlar, hem Yunanlılar hem Almanlar,  hem İngilizler ise Osmanlılar varisi hem Türkler,  hem Araplar,  hem Yunanlılar,  hem Bulgarlar,  hem Sırplar, hem Arnavutlar hem Boşnaklar hata Hırvatlar ve Macarlardadır.   Türklerin öncülüğü sahip oldukları Osmanlı Arşivleri’ndedir. Onlar İstanbul’un, Bulgaristan,  Yunanistan veya Arnavutluk’ta değil, Türkiye’de kaldığından şanslıdırlar. İstanbul’a sahip olan arşivlere de sahip olacaktı.


Türk tarihçiler Osmanlı arşivlerinin bir bölümünün tozunu çekmeyi isterlerse!

Ankara'nın tavsiyeleri dostane ötesindedir. Bu tavsiyeleri,  Kosova politikasına dair Amerikalıların tavsiyelerini gibi anlamalıyız. Osmanlı İmparatorluğu düzenli arşiv ve  kesin istatistik bilgileri sahipliğiyle bilinir. Türk tarihçileri Osmanlı arşivlerin bir bölümünün tozunu kaldırmış olursa,  Arnavutların bir çok efsaneleri yerle bir olacaktır. En iyisi kendilerine tarihçi diyenler bu arşivlere danışsınlar,  suçlamasınlar, boşuna yalan söylemesinler çünkü Türk tarihçiler bu işe girişmiş olurlarsa,  o zaman sözde Arnavut tarihçilerinin tarih değil,  masallar yazdıkları anlaşılacaktır.  Bundandır Arnavut tarihinin yeniden yazılmasını istemeyenler haklıdırlar. Halen yazılmadığına göre bu tarih nasıl yazılacak. Sözde Arnavut tarihçiler masallar anlamıştırlar.  Sahip olduğumuz az tarihçi ya unutulmaya terk edilmiş ya da çatlak ilan edilmiştir. Yoldaş Enver Hoxha’nın palavracıları ve hizmetçileri, sanki Arnavut tarihini savunuyorlar gibi itiş-kakış içinde. Bu tarihçiler, Yunan Hükümeti’nin Arnavut öğrencileri ile üniversite talebelerine ait kitaplarda müdahale ettiğinde kendilerini göstermediler. Şimdi dostane tavsiyeleri nedeniyle Türkiye ve bu ülkenin hükümetine kolaylıkla saldırıyorlar,  iyi ama aynı tavsiyeleri Amerikan’ın Tiran veya Priştine büyükelçisi dile getirseydi acaba ne yaparlardı?

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.