Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Pazar, 20 Eylül 2020

Kosova – Sırbistan Müzakerelerinde Herşey Yeniden Başa mı Dönülüyor?- Bayram POMAK

Perşembe 13 Auğustos 2020 20:49

Daha önce ki yazılarımızda Kosova – Sırbistan müzakere sürecini ve meydana gelen gelişmeleri ele almıştık. İlk olarak teknik müzakerelerle başlayan süreç daha sonra siyasi müzakerelerle devam etti. Ancak gümrük vergisi meselesi ve Sırbistan’ın Kosova’yı tanıyan ülkeler üzerinde yaptığı tanımaları geri alma lobi faaliyetleri sonucu müzakereler durduruldu. En son Kasım 2019’da başlayan süreçle birlikte ABD başkanı Donald Trump özel temsilcisi Richard Grenell aracılığıyladevreye girerek müzakerelerin devam etmesi için gereken yolların açılmasını sağladı. 27 Haziran’da Washington’da yapılması planlanan ve büyük ihtimalle imzaların atılacağı görüşme, 24 Haziran’da Özel Mahkemenin Thaçi hakkında“Kosova Savaşında İşlenen Suçlar” la ilgili olarak hazırlananiddianameyi açıklamasıyla durduruldu.

İddianamenin Özel mahkeme tarafından kamuya duyurulmasının ardındanTrump’ın Kosova – Sırbistan özel temsilcisi Richard Grenell’de şimdilik oyun dışı kalmış görünüyor. Özel Mahkeme savcısının iddianameyi 27 Haziran öncesi açıklamasıyla ilgili ortada dolaşan pek çok iddia var.Ancak bu iddiaların ikisiözellikle ön plana çıkmakta. Sırbistan gazetesi ‘‘Vreme’’nin değerlendirmesine göre ‘‘iddianame Avrupalı güçlerin (özellikle Almanya’nın) baskısıyla Grenell’in Kosova sorununun ‘‘dizginlerini’’ ele almasını engellemek için kamuya duyuruldu’’.Alman ‘‘FrankfurterAllgemeineZeitung’’ gazetesi tarafından ortaya atılan iddia iseÖzel Mahkeme savcılarının Donald Trump tarafından daha sonra yapılması muhtemelbaskılardan kendilerini korumak için bu iddianameyi açıkladıkları yönünde. Aynı gazetenin iddiasına göre ‘‘Cumhurbaşkanı Thaçi son aylarda yüksek bir tonla Richard Grenell, Donald Trump ve Beyaz Saray’a övgüler diziyordu. Batılı diplomatlar uzun süredirThaçi’nin, ABD tarafından korunma ve böylece yargılanmaktan sıyrılmayaümit bağladığını ve bunun için Washington’un her isteğini yerine getirdiğini ifade etmekteler. Eğer buböyle ise şimdi açığa çıktı değerlendirmesinde bulunmaktalar.Alman dergisi Der Spiegel ise daha da ileri giderek ‘‘Amerikan jeopolitik stratejilerinin köpeği’’ ifadelerini Thaçi için kullandı.

Gelişmelere bakıldığında Thaçi’ye darbe yapılmış gibi gözükse de aslında Thaçi’ye darbe yapılmış değil. Asıl darbe,davranışları, gücü, bilgisi ve duruşuyla dünyaya hükmeden Beyaz Saray ve ABD başkanı Donald Trump’a yapıldı.Washington’un misafiri olarak yola çıkan birinin (Hashim Thaçi) yolda bir şekilde oraya gitmesini engelleyen güç, sadeceAvrupa’nın içinden bir güç değildi. Avrupa hiçbir zaman ABD’nin karşısında durma cesaretini gösteremedi. Böyle önemli bir anlaşmayı ABD’nin içinden Beyaz Saray’a karşı olan bir yapı durdurdu. Beyaz Saray’ın bu durumdan haberi olsaydıherhangi bir neden öne sürerek toplantıyı iptal etme yoluna giderdi. Bu durum sadece Trump’ın Kosova – Sırbistan anlaşması hakkında rolünü minimize etmemiş aynı zamanda Beyaz Saray’ı da aşağılamıştır.

Thaçi için aşağılayıcı ifadeler kullanan Der Spiegel cevabı çok önemli başka bir soruyu gündeme getiriyor.Madem Thaçi hakkında herşey biliniyordu ve o azılı bir suçlu idi neden şimdiye kadar onunla masaya oturuldu? Ve neden sadece Kosova’yla alakalı değil Bölge’nin de geleceği ile ilgili önemli kararların alınacağı bir zamanda bu durum gündeme getiriliyor?

Yani mesele aslında daha öncekiyazılarımızda da belirttiğimiz gibi Kosova – Sırbistan meselesi değil; mesele bölgenin nasıl ve kimtarafındanşekillendirileceği. Şu an tüm dünyada olduğu gibi Balkanlarda da buçekişme devam ediyor. Küreselcilerle, Ulusalcılar, ABD ile Avrupa ve Rusya. Olaylar Rus matruşkası gibi; açtıkça sürekli devamı geliyor ve asıl sorun bu savaşı verenlerin ne yapmak istedikleri konusunda kendilerinin de net olamaması. Çünkü sürekli değişen dengeler ve dinamik, onlarıda sürekli strateji ve faaliyetlerini değiştirmeye itiyor.

Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve onun üzerinden Beyaz Saray saf dışı bırakıldıktanhemen sonra AB devreye girdi ve müzakerelerin başlaması için Kosova Başbakanı Abdullah Hoti ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç’i Brüksel’e davet etti.Ondan önce Kosova Başbakanı Abdullah Hoti 7 Temmuz’da Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la Pariste görüştü, aynı görüşmeyi bir kaç gün sonra Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç’te yaptı. 10 Temmuz’da da Lajçak/Borel/ Macron/Merkel/Hoti ve Vuçiç online görüşme yaparak müzakereler hakkında görüş alışverişi yaptı. Bütün bu öngörüşmeler sonunda 16 Temmuz’da,20 aylık bir duraksamadan sonra Hoti ile Vuçiç arasında ki görüşmeler başladı. İronik olan görüşme kararının belirlendiği  tarihte Kosova Cumhurbaşkanı Thaçi’nin özel mahkeme tarafından sorgusu devam ediyordu. Aynı şekilde o tarihte Belgrad sokakları da karışmış ve halk Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç’e karşı ayaklanmıştı. Beyaz Saray anlaşmasını engelleyen çevreler, Beyaz Saray’la hareket eden figürleri de saf dışı bırakmayı planlıyor.Bunlardan biri olanKosova Cumhurbaşkanı Thaçi zaten saf dışı brakıldı diğeri ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç. Bu konuda Sırp analist Duşan Janjiç şu değerlendirmelerde bulunuyor. ‘‘Almanlar, İngilizler ve Amerikalılar Vuçiç’e çok yatırım yaptı. 2013’te Brüksel Anlaşması imzalandığında Vuçiç ‘‘gelecek vaad eden biriydi’’ şimdi ise ‘‘vaadlerini yerine getiren biri olmalı’’şeklindedeğerlendiriliyor. Aynı şekilde Batılılar, Vuçiç’e şu mesajı veriyorlar ‘‘ya meseleleri değiştir yada biz seni değiştiririz!’’. Ve Vuçiç’e çok az birsüre tanındığını belirtiyor. Nitekim Vuçiç’in Brüksel’de görüşmelerde olduğu sıralarda Belgrad sokaklarının karışması ve hatta göstericilerin meclis binasını basması da Janjiç’i doğrular nitelikte.

AB ‘‘kolaylaştırıcılığı’’ ve ‘‘gözetiminde’’ 20 ay aradan sonra başlayan görüşmelerde herkes nihai anlaşma konusunun nasıl olacağının konuşulmasını beklerken, taraflar yeniden teknik görüşmeler konusunu masaya getirdi. Görüşmenin temel iki konusu kayıp kişiler ve ekonomik meseleler idi. Anlaşmanın sonucunun nasıl olacağının konuşulması beklenirken masaya yeniden teknik konuların getirilmesi aslındane AB ne de Kosova ve Sırbistan’ın bu zor konular için hazırlıklı olmadığını gösteriyor. Kosova Başbakanı Hoti Sırbistan’dan Sırp polis ve ordusunun Kosova ile ilgili arşivlerini açmasını ve savaşta kaybolan kişilerin yerlerinin tespit edilmesini talep ederken ona karşılık Vuçiç UÇK’nın da arşivlerini açmasını talep etti. Ekonomik konularda ise Hoti savaş tazminatı, eski Yugoslavya asetlerini Kosova’nın alması, devlet borcu, emeklilikler, bankalarda kalan paralar, işlerden uzaklaştırılan işçilerin maaşlarının verilmesi, özel mülkiyetlere verilen zararlar ve diğer ekonomik meseleleri gündeme getirdi.Vuçiç bu konuları konuşmak için ilgi göstermedi. Ancak elbette ki Vuçiç’te zamanı geldiğinde ortaya talep listesini koyacaktır. Müzakerelerin teknik konularla başlamasını hem Kosova Cumhurbaşkanı hem muhalefet hem de koalisyon ortağı olan AAK ve NİSMA partileri de eleştirmiştir. Bu konuların görüşülmesinin aslında geriye gidiş olduğunu savunan taraflar bu konuda başbakan Hoti’yi de eleştirmektedir.

Başlayan bu yeni görüşmeler için yapılan en önemli eleştiri, başlatılan müzakerelerin çerçevesinin net olmaması ve varılmak istenen noktanın ne olduğu konusunda çelişkilerin olmasıdır. Taraflara baktığımızda Kosova başbakanı Hoti müzakerelerin siyasi olduğunu,‘‘sadece karşılıklı tanıma ve ilişkilerin normalleştirilmesi’’ için yapıldığını ifade ederken Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç müzakerelerin ‘‘çözüme gidene kadar verilmesi gereken tavizler’’ için yapıldığını belirtmektedir. Aynı şekilde Vuçiç‘‘eğer bağımsızlığın imzalanması için müzakerelere çağırılıyorsa o zaman hiç kimse bu konuda yorulmasın. Çünkü Sırbistan bunu yapmayacaktır’’ ifadelerini kullanmaktadır. Asıl muğlaklığı yaratan durum20 ay boyunca durdurulan müzakerelerin durdurulmasının gerçek nedeninin açıklanmaması ve o engellerin nasıl ve neye göre kaldırıldığının açıklığa kavuşturulmamasıdır.

Brüksel’de 16 Temmuz’da yapılan görüşmelerden önce İsviçre gazetesi ‘‘Neue Zürcher Zeitung’’ da yayımlanan bir makalede Sırbistan’a ‘‘bir şeylerin verilmesi’’ gerektiği belirtiliyor. Bu ‘‘bir şeyler’’den kasıt şimdiye kadar toprak iken şimdiden sonra bu ‘‘Kosova içinde ki Sırp belediyelerine özerklik’’ verilmesi olarak tanımlanıyor. Aynı gazetenin değerlendirmesine göre AB her iki taraf için de hukuki bağlayıcılığı olan ve Kosova’ya BM’de bir sandalye sağlayan bir anlaşma yapmalıdır. Ancak bu anlaşmada Kosova’nın Sırbistan tarafından tanınması gerektiğini ifade etmememektedir.

Yeniden başlayan bu görüşmeler hakkında herkesin görüşü bütün tarafların hazırlıksız olduğudur. Hem Sırbistan hem de Kosova tarafında nihai anlaşmaya varmak için güçlü bir siyasi irade yok. Her iki tarafta uluslararası faktörlerin zorlamasıyla masada oturuyor. Aynı şekilde Brüksel’de bu konuda fazlazıyla hazırlıksız ve yetersiz. Uluslararası arenada da bu görüşmeler ABD ve AB’nin tam anlamıyla kordinesiz olduğu bir dönemde başladı.

Bu hengame en fazla Sırbistan’ın işine yarayacaktır. Sırbistan Batı blokunun bu parçalanmışlığını kullanarak ve kendi jeopolitiğini öne sürerek (Rusya’ya yakınlaşmak) masaya Kosova’nın tanınmaması meselesinin getirilmemesini sağlamaya çalışacaktır. Bu bakımdan halihazırda Kosova karşısında Sırbistan’ın eli daha güçlü. Nihai anlaşmaya varmak için Sırbistan jeopolitiğini ve arkasında bulunan Rusya gücünü kullanırken Kosova’dan ise her zaman tavizler vermesi talep edilecektir.

Nitekim Kosova bugüne kadar müzakereler adına uluslararası toplum tarafından talep edilen hemen hemen bütün tavizleri vermiştir. Ahtisaari paketini kabul etmiş, EULEX’in görev süresi dolmasına rağmen devam ettirmiş, eski UÇK liderlerini yargılamak için Özel Mahkeme kurmuştur.Bunlara rağmen Kosova, Avrupa’da vize serbestisi olmayan tek devlet!AB’nin 5 üye ülkesinin tanımamasından dolayı AB’ye üyelik başvurusu bile yapamıyor. Üstelik AB ve ABD tarafından talep edilen Sırbistan’a uygulanan gümrük vergilerini ve mütekabiliyeti kaldırdı ve uluslararası kurumlara üyelik istemeyeceğini vaad etti. Eğer AB müzakereler konusunda bir umut vermek istiyorsa artık bazı taşları yerinden oynatması gerekiyor. Kosova’yı tanımayan 5 AB ülkesini Kosova’yı tanımaları için teşvik etmeli,vize serbestisi derhal verilmeli ve Kosova’nın AB’ye aday ülke olmasının yolları açılmalıdır.

Yeni başlayan bu müzakerelerin devamının Eylül ayında olması planlanıyor. Yeni başlayan bu müzakere sürecinin 14 ile 18 ay devam etmesi öngörülüyor. Müzakerelerin başarısı tarafların ve uluslararası faktörlerin angaje olmalarına ve duruşlarına bağlı olacaktır.
   




Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.