Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Perşembe, 22 Nısan 2021

ZEKİR SİPAHİ (1947-2020) VE PRİZREN TÜRK TİYATROSUNUN HAZİN SONU- AZİZ SERBEST

Perşembe 16 Ocak 2021 16:50

 

     Prizren’ in yüzyıllar öncesinden gelerek,günümüze uzanan bir Türk kültür ocağı olmasının sonuçlarından birisi de,  sanatın her türünde yetiştirdiği çok başarılıinsanlara sahip olmasıdır. Geçenlerde kaybettiğimiz, Prizrenli rejisör ve oyuncu ZekirSipahi’ yle ilgili ortak anılarımız ve sahnelediği oyunlardaki başarılarıüzerinde yazacaklarımızdan önce, O’nun, Makedonyave Kosova’ daki kültür, sanat ortamına ilişkin görüşlerini aktarmakistiyorum. Agim Rifat Yeşeren’ leyaptığı ve 09.06.1990 yılında, Tan Gazetesi’ nde yayınlanan söyleşideşöyle diyordu:

                          Sanatsal bir ortam yaratmakpeşindeyiz

    “...Türk halkının toplam nüfusu yüzbininüzerinde, küçük bir şehire sığdırabilirsiniz bu halkı. Ama gelenek midir,nedir, kırk kadar şairi var, öykü, roman, tiyatro yazarları var. Müzisyenler,şarkıcılar, ressamlar, tiyatrocular var. Kabarık sayıda sanatçısı var. Bendeonlardan biriyim işte. Hep beraber bir sanatsal ortam yaratmak peşindeyiz…”

 

  Böyle diyordu Zekir Sipahi vebu düşünceleri, içinde bulunduğu gerçeği ifade ediyordu. Doğduğu ve yetiştiğiPrizren’ de yaşatılan, daha 1930’ luyıllarda Dr.Durmuş Selina’ nın, “Büyük Kapı Kızı” oyunundan başlayarak,çoğunu yazarak, yönettiği çok sayıda tiyatro oyunları vardı. Ardından Aziz Buş’ la devam eden tiyatrogeleneğini önemseyerek, kendisinin de bu gelenekten geldiğinin bilinciiçindeydi... Nitekim, kendi kuşağının tümünü etkileyecek bir deneyim deyaşamıştı... Lise yıllarında yazdığı, yönettiği ve oynadığı “Teneffüs Profesör” tiplemesiyle,kuşağını etkilemiş, kendi döneminde çevresine tiyatroyu sevdirmiş, aynı zamandasevilmişti. Ancak, sonraları bu deneyimi için,” bunu ısrarla devam ettirmeseydim, kendimi tiyatrocu olarakyetiştirmeseydim, içimde olan sanatsal enerji tiyatrocu olmama yetmezdi”diyecekti.

 

   Prizren’den çıkarak, 1969 yılındaÜsküp Halklar Tiyatrosu kadrosunaprofesyonel oyuncu olarak geçen, Üsküp’te de başarıdan başarıya koşan ZekirSipahi’ nin açtığı yoldan yürüyen Prizren Türk tiyatrosunun yeni kuşağının,1970-78 yılları da, yeni tiyatrodeneyimleriyle dolu dolu geçecektir. Prizren’ de, Agim Rifat Yeşeren’ in yazdığı ve sahneye koyduğu çok sayıda kısaoyun, Kosova kentlerinde, sahnelerde, radyoda, televizyonda Türk halkının büyükbeğenisini toplamıştı. Bu birikim, aynı zamanda Prizren Türk tiyatrosunun 1978 yılı sonunda, neredeyse 40-50kişiye  ulaşmış her yaştan deneyimli birkadroya da ulaşmasını sağlamıştır. 

 

 Kosova’ nın yetiştirdiği oyun yazarımız Hasan Mercan’‘ nın yazdığı ve rejisörlüğünü Üsküp Türktiyatrosundan Cemail Maksut’ unyaptığı Değirmende adlı oyunla 1978 yılında bir araya gelen Prizrenlitiyatrocular için, daha sonra gelen,1979 yılı bir dönüm noktasıdır.  

 Oyıl, Zekir Sipahi, tiyatroya ilkadımlarını atarak, tiyatro deneyimini ve kültürünü geliştirdiği Prizren’ in sanat ortamına muhteşem bir dönüşyapar. O artık deneyimli bir tiyatrocu olarak,  Prizren Kültürevi bünyesinde toplanmıştiyatrocuların başındadır.

 

                        Tiyatrosunun oluşum süreci

 

  1979 sanat yılı, Prizren’ de, Nazım Hikmet’in Enayi adlı oyunun sahnelenmesiylebaşlar. Hemen ardından gelen ikinci oyun 1980yılında Aziz Nesin’ in Gol Kralı adlı güldürüsüdür.İzleyicilerin büyük beğenisini toplayan ve sahnelerde defalarca, beğenilerekizlenen bu iki oyun, Zekir Sipahi tiyatrosununoluşum sürecinde önemli bir başlangıçtır.

 

    Hep birlikte sanatsal bir ortam yaratmakpeşindeyiz diyerek görüşlerini ortaya koyan Zekir Sipahi’ yle Prizren’ de oluşturduğu sanat ve tiyatroortamının başından beri birlikteydik. Kosova’ daki kültür ve sanat ortamını heralanda izleyen gazeteci, yazar olarak, Prizren’ de oluşturulan tiyatroikliminde Zekir Sipahi’ yle yanyanaydık. Tiyatrocularımızın masa provalarından, sahne provalarına, galalardan,yerel ve ülke düzeyindeki festivallere kadar 1981-91 yılları arasında birlikte katılmadığımız hiçbir tiyatroetkinliğimiz neredeyse yoktu.

 

                          Yirmi dört saat tiyatroylageçen günler

  Kültürevi çatısı altında süren çalışmaların dışında, tiyatrocularımızıntoplandığı yerlerden birisi Mehmet Bütüç’ün yönetici olduğu işyerinde mesai sonrasındaki buluşmalarımızdı. Başta şair,tiyatro yazarı Agim Rifat Yeşeren olmaküzere Nafiz Gürcüali, Raif Buş, YaşarKantarcı, Bekir Hocalar, Zekeriya Hocalar, Hasan Kılıç gibi her yaştan pekçok tiyatrocumuz, oyunların hazırlanmasına ilişkin tartışmalarda, Zekir Sipahi’ nin yönlendirici bilgi vebirikim dolu konuşmalarını can kulağıyla dinler, yapıcı sanat ortamı vetartışmalara katılarak  yararlanırlardı.

 

    Prizren’ de süren canlı tiyatro ortamıve sanat tartışmalarına, diğer şair ve yazar arkadaşlarımızda katılır, görüş veöneriyle tartışmalara canlılık katarlardı. Priştine’den Hasan Mercan’ ı ve Üsküp’ ten Lütfü Seyfullah’ ı bunlar arasında başta sayabilirim. Tiyatrobirliktelikleri Zekir Sipahi’ nin Üsküp’ ten Prizren’ e geldiği günlerde evlerimizde de sürerdi. Zekir Sipahi’ nin Suzi mahallesindeki baba evinin ikinci katında, Raif Buş ve Agim Rifat Yeşeren’ in Terzimahalledeki evleri, buluşmalara, ayrıca, başarıların ardından kutlamalara da sahne olurdu. Zekir Sipahi,  oyunlarınsahnelenmesine, dekor seçimi, oyun müziğine kadar pek çok konuda görüşleriniortaya koyar, tüm arkadaşlarının da görüş ve düşüncelerini dinlerdi. Geçsaatlere kadar süren tartışmalarımızda, geleneksel Türk sahne sanatları, klasik tiyatro ve epik tiyatro üzerindekonuşulurdu. Neredeyse yirmi dört saat tiyatroyla yatılır, tiyatroylakalkılırdı.

 

ZekirSipahi’ nin sanatçı kişiliğinden gelen önemli birözelliğini de belirtmek yerinde olur. O, şiir okumayı da çok severdi. Başta Orhan Veli olmak üzere pek çok Türk veYugoslav şairinin şiirlerini sahnelerde seslendirmiştir. Konuşmalarında “Tiyatro sanatı şiirle iç içedir”derken, başarılı tiyatro oyunlarının şiirsel bir dokusu olduğu inancındadıraynı zamanda...

 

                        Zekir Sipahi’ nin tiyatro anlayışı ve ödüller

 

   1981 yılında Keşanlı Ali Destanı oyunundan başlayarak, 1991 yılında sahnelediği “AyakBacak Fabrikası”  oyununa kadar, onyıl boyunca, Zekir Sipahitiyatrosunu sahne içinden ve arkasından Onunla birlikte izlemiştim.”Dramaturiji yapısı nasıl olursa olsun, benyine de oyunu epik tiyatro anlayışıma göre sahnelerim” anlayışıyla, tiyatronun en zor türünü benimsemiş vebaşarmıştır. Dünyaca ünlü Türk tiyatro yazarı Haldun Taner’ in Keşanlı AliDestanı (1981) ve Gözlerimi KaparımVazifemi Yaparım (1983) oyunlarına Bosna-Hersek’ te düzenlenen YugoslavyaAmatör Tiyatrolar festivalinde ülkenin en başarılı temsili ödülleriverilerek, altın maskeler kazandırmıştır. HaldunTaner tiyatro oyunlarını da yakından bilen eleştirmenlerin oyunlardan sonrayaptıkları olumlu eleştirileri birlikte dinlemiştik. Zekir Sipahi’ nin oyunun sunulmasından sonra yapılan tartışmaoturumlarında, sorulan sorulara verdiği cevaplarda, Türkçe bir oyun sahnelemekten duyduğu sevinci, çağdaş ve geleneksel Türk tiyatrosu anlayışıyla harmanlayarakaçıklamış, bu görüşleri o zaman ülke basınında önemli yer almıştı.

 

    Zekir Sipahi tiyatrosunun başarısınısadece Haldun Taner oyunlarıylaaçıklamak, kimilerine göre sanatsal anlamda daraltıcı anlamlarda içerebilir. Prizren Kültürevi Türk Tiyatrosu, AzizNesin’ in Gol Kralı oyunuylaikincilik ve Agim Rifat YeşereninMinus-Plus oyunuyla Kosova’ daikincilik, Sırbistan’ dabirincilikler kazanmıştır. Zekir Sipahi yönetimindekiPrizren Türk Tiyatrosununbaşarısının ve ulaştığı sanat düzeyinin rastlantı olmadığını kanıtlamıştır.Prizrenli tiyatrocular  Türkiye’ ye ilk defa 1990 yılında gitmiştir.Haldun Taner’ in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı oyunuyla Ankara Gençlik Festivali’ nde ve aynı yıl aynı oyunu Uluslararası Yapı Kredi festivalinde İstanbul Taksim Sahnesi’ ndesunmuşlardır. Oyun, sanat eleştirmenleri ve seyirciler tarafından çok olumlueleştiriler almıştır.

İstanbul’ daki oyunu, Prizren Türktiyatrosunu izlemeye gelen, Türkiye’ nin en tanınmış oyun yazarı vetiyatrocuları olan Tuncer Cücenoğlu,Salih Kalyon ve Genco Erkal’la birlikte izlemiş ve görüşlerini,  TAN’da yayınlamıştım.

 

                             Prizren Türk tiyatrosunun hazin sonu

 

Onlara göre de: Zekir Sipahi, çok başarılı bir rejisör ve Prizren Türk Tiyatrosu, Türkiye dışında, Türkçeyi en etkili sanatkollarından birisi olan tiyatro yoluyla yaşatan, çağdaş ve korunması gerekenbaşarılı bir kuruluştur.

 

Prizren  Kültüreviçatısı altında büyük ve köklü bir geleneği yaşatan  Zekir Sipahi’ yleözdeşleşmiş Prizren Türk Tiyatrosuna, Kosova Türk toplumunun bütünsorumlu birimlerinin ortak karar ve mücadelesiyle sahip çıkılması gerekirken,bu başarılamamıştır. Kosova Türk Toplumunuyaşatacak ve geleceğe taşıyacak güçlü miras heba olmuş, yüzyıllara dayanankültür tarihimizin bir sayfası daha hazin bir biçimde sonlanmıştır.

 

Sevgili Zekir Sipahi’ yi ve zaman içinde kaybettiğimiz değerlitiyatrocularımızı bir kez daha sevgi ve rahmetle anarken, Prizren Kültürevi çatısı altından sökülüp atılan Türk tiyatrosunun akıbetine,diğer kurum ve kuruluşlarımızın uğramamasını dileyelim...   

 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.
 

UYELİK FORMU