Dürüst İlkeli Anında Haber - KOSOVAHABER

Perşembe, 29 Ekım 2020

6+ Anlaşma Metnine Katılmıyor, Koalisyon Ortaklığı Yeniden Gözden Geçirecek

Perşembe 17 Eylül 2020 17:15

Kosova Meclisi oyurumunda Başbakan Hoti’nin Washington Anlaşması raporundan sonra 6+ Parlamento Grubu adına söz alan Kosova Demokratik Türk Partisi-KDTP milletvekili Fikrim Damka, “6+ Parlamenter Grubu hükümet ortağıdır ama maalesef üzülerek bu anlaşma metninden haberdar olmadığımızı ve bu anlaşma metnine katılmadığımızı belirtmeliyim, özellikle de Kosova’nın zararına olacak noktaları desteklemediğimizi ve bu hükümetin her şeye rağmen Kudüs’te büyükelçilik açmaya karar verirse koalisyonu yeniden gözden geçireceğimizi buradan açıkça ifade etmek istiyorum.” dedi.

Kosova Meclis Başkanı Fikrim Damka’nın Meclis oturumundaki konuşmasını olduğu gibi aktarıyoruz:
“Kosova ve Sırbistan arasında uzun zamandır müzakereler her alanda yürütülmektedir, amaç her ki ülke arasında bir normalleşme sürecinin tesis edilmesi ve ortaya çıkarılmasıdır. Elbette ki bu müzakerelerden olumlu sonuçlar alınabilinmesi için devrede iki büyük güç ABD-AB bulunmaktadır hatta bazen bu iki gücün bir yarış içinde olduğu da açıkça gözlemlenebilmektedir.
Avrupa Birliği ile başlayan müzakereler halen devam etmekte ise de ABD öncülüğünde geçen hafta Kosova ve Sırbistan arasında uzun zamandır beklenilen bir ekonomik anlaşma metnine imza atıldı. Halbuki bizim tarafımızdan siyasi bir anlaşmaya imza atılması beklentisi vardı. Bizim tarafın beklentisi Sırbistan’ın Kosova’yı devlet olarak tanıması idi. Ama maalesef bu gerçekleşmedi. Kosova açısından bir umudun yitirildiği anlamını taşıyan bu anlaşma en üst seviyede ABD Başkanının iştiraki ile yapılan sözde tarihi bir anlaşma idi ve biz bu fırsatı kaçırdığımızın kanaatindeyiz.
Bu anlaşma metnine baktığımızda Kosova ve Sırbistan diyaloğunu ilgilendiren pek fazla noktaların olmadığını gözlemlemekteyiz. Mesela..
Sözde ekonomik anlaşma içinde Kosova’da 5 g bağlantısının olmaması noktasına bakıldığında bazı ülkelerin markasının Kosova’ya girişinin yasaklanması yer alıyor.

Eşcinsel haklarını çiğnememek ve diğer ülkelerde eşcinsel hakları için lobicilik yapacağının teminatı noktasının anlaşmada yer alması gibi.
Kaldı ki bu konuda bizim zaten her yıl ülkemizde eşcinsel hakları için düzenlenen yürüyüşlere üst düzey siyasilerin katılmasından da anlaşılacağı üzere, bir sıkıntımız yok. Dolayısıyla böyle tarihi bir anlaşmada bu konu niye yer alsın?
Gelelim anlaşmanın ekonomik boyutuna milyarlarca dolarlık bir krediden bahsediliyor, bakın! kredi diyorum çünkü hibe değil yardım da değil. Kredi demek çocuklarımızın, torunlarımızın çalışarak borç aldığımız devlete ödemesi gereken yükümlülük demektir. Bu altyapı kredilerinden en fazla kazançlı çıkacak olan yine Sırbistan olacaktır ve eminim ki bu ihalelerin alıcıları o ülkenin firmaları olacaktır.
Bizi ilgilendiren ikinci bir konu Kosova’daki Ujman gölünün tartışılması ve uluslararası bir anlaşma metninde öngörülmesi. Bu nokta, Balkanlar’da problemli olan coğrafi bölgelerin ve başka doğal kaynakların kağıda veya anlaşmalara dökülmesine emsal teşkil edecektir. Sırbistan tarafının söylemlerine göre kendileri bugüne kadar bu gölden hiçbir kilovat enerji almazken bu anlaşma sonucunda kendilerine pay sağlamış olacaklar. Yani kendi elimizle imzaladığımız anlaşmada Sırbistan tarafına kendimizi ortak ettik.

Anlaşmada yer alan en hassas konu ise olası Kosova Büyükelçiliğinin Kudüs’te açılması ve Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması.
Bu noktaların Kosova-Sırbistan müzakere metni içeriğinde yer almasının ne kadar yerinde olduğu veya olması gerektiği konusunun tartışılması gerekmektedir.

Kosova’nın İsrail tarafından tanınması Kosova açısından iyi bir gelişme ve hukuk açısından da son derece önemli olarak gözükse de, Kosova’nın kendini daha yeni göstermeye başladığı uluslararası arenada Kudüs’ü başkent olarak tanıması bu anlaşma ile uluslararası hukuku çiğnediğini ortaya çıkarmaktadır.
ABD Kongresi tarafından 1995 yılında kabul edilen yasaya dayanarak, ABD Başkanı’nın ilan ettiği Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu açıklaması da açıkça BM kararlarınca tespit edilmiş uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır. BM kararlarına göre işgal altında olduğu sabit olan Doğu Kudüs’ün mevcut fiili durumunun tanınmaması, Kudüs’ün nihai statüsü belirlenmeden, Kudüs’te Büyükelçilik bulundurulmaması her devlet için uluslararası bir yükümlülük arz etmektedir.
21 Aralık 2017 tarihli BM Genel Kurulu Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmaması kararına bugün iki ülke dışında diğer tüm ülkeler saygı duyarken, Avrupa’nın ve de dünyanın birçok ülkesi Kudüs’ü başkent olarak tanımazken,
Kosova gibi küçük bir devlet neye dayanarak böyle bir karar almaya cesaret edebiliyor..?
ABD gücüne güvenebilir ama Kosova’nın ABD istedi diye bunu yapması, çok büyük bir yanlış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Diğer ülkeler gibi büyükelçiliğin Telaviv de açılması kabul edilebilir ancak Kudüs’te açılması büyük bir yanlışın göstergesidir. Ve bu yanlıştan dönülmesi gerekmektedir.
Kaldı ki Kosova’nın %90 Müslüman olduğu, laik bir devlet statüsüne sahip bir ülke olmasına rağmen, Netanyahu’nun kendi kişisel hesabından övünerek yaptığı video açıklamada;
‘Kosova, Kudüs’te büyükelçilik açacak  ilk Müslüman ülke olacak’ diyor.
Bu açıklama ile Netanyahu’nun amacı bizi bütün İslam ülkeleriyle karşı karşıya getirmek mi?
Sayın Başbakan bu imzayla 20 yıldır bizi aralıksız destekleyen ve çok ülkenin hassas olduğu bu noktaya imza atarken kaybımızı hiç düşünmediniz mi?
BM ve Arap ülkelerine etkisinin ne olacağını hiç düşünmediniz mi?
Uluslararası örgütlere üyeliğimizin BM ülkelerinin oyuna bağlı olduğunun farkındasınız. Bu imza atmış olduğunuz anlaşmayla, bir ülke kazanırken çok fazla ülkeyi kaybedeceğimizin de bilincinde olduğunuzu düşünüyorum.
Umarım bir ülke tanımasını kazanırken diğer ülkelerin tanımalarını geri almasına neden olmazsınız.
6+Parlamenter Grubu hükümet ortağıdır ama maalesef üzülerek bu anlaşma metninden haberdar olmadığımızı ve bu anlaşma metnine katılmadığımızı belirtmeliyim, özellikle de Kosova’nın zararına olacak noktaları desteklemediğimizi ve bu hükümetin her şeye rağmen Kudüs’te büyükelçilik açmaya karar verirse koalisyonu yeniden gözden geçireceğimizi buradan açıkça ifade etmek istiyorum.
Bundan sonra özellikle toplulukları ilgilendiren konularda ve Kosova’nın bütününü ilgilendiren konularda heyette mutlaka                 6+ Parlamenter Grubu temsilcisinin de olması gerektiğini özelikle vurgulamak istiyorum.
Koalisyon ortağı olduğumuz hükümetin bunları göz önünde bulundurması, bundan sonra tarafların yapacağı anlaşmaların tarafımızca kabul edilmesi konusunda görüşlerimizin alınması gerekmektedir.”

 

Yorum

500 Karakteriniz kaldi

YORUM KURALLARI

1.    Yaptığınız yorum, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
2.    Yazım ve dilbilgisi konusundakı hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3.    Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4.    Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site editörü yorumunuzu yayınlamama hakkına sahiptir.